YAZARLAR

Hedefe kilitlenen Trabzonspor, ‘Atmaca’ya acımadı!

Aslında bu yazıyı çok önceden yazmalıydım. Ancak İdlib'deki hain saldırıda 33 asker şehit oldu. Mehmetçiklerin cesetleri daha soğumadan yazmak içimden gelmedi. Ülkemizin bekasını korumak için İdlib’de kahpe saldırıda hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

Nurettin Özgenç
Nurettin Özgençts.nurettinozgenc@gmail.com

Aslında bu yazıyı çok önceden yazmalıydım. Ancak İdlib'deki hain saldırıda 33 asker şehit oldu. Mehmetçiklerin cesetleri daha soğumadan yazmak içimden gelmedi. Ülkemizin bekasını korumak için İdlib’de kahpe saldırıda hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

Bir Trabzonspor- Rizespor kritik durumu daha…

Komşu kentlerin iki futbol takımı karşı karşıya geldi. Trabzonspor şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olmasından dolayı yıllar sonra kavuşabilinecek şampiyonluk için puan kaybı yaşamaması gerekiyordu. Kardeş takım Çaykur Rizespor’da düşme hattından kurtulabilmesi için kazanmalıydı. Ancak mavi -yeşilli takım geçen kendi saha ve seyircisi önünde Medipol Başakşehir’e yenilerek adeta üç puanı kendi eliyle ikram etti.

Şöyle ki; Trabzonspor ile Rizespor arasında 3 yıl sonra tekrar oluşan duruma asıl neden olan, mavi yeşillilerdir. Zira Rizespor, Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında en büyük rakiplerinden biri olan Medipol Başakşehir’e evinde yenilince, Trabzonspor’un da zirveden kopmaması için Rizespor’u yenmesi hak olmuştur.

Maça gelince…

Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasında Trabzonspor evinde Çaykur Rizespor'u ağırladı.

Geçen hafta İstanbul'da, Beşiktaş’tan aldığı 1 puanla evine dönen bordo-mavililer, evinde 3 puanı hanesine yazdırmak için oynadı.

 

 

İlk yarıyı değerlendirdiğimde;

Trabzonspor, 36. dakikada ç.Rizespor'lu Melnjack'ın attığı golle, devre arasında 1-0 geride girdi

Trabzonspor maçın ilk yarısını, sanki hedefe kilitlenmemiş, maçı kazansa da kaybetse de çok şey değişmeyecekmiş gibi bir görüntü verdi. Hâlbuki şu an hedefe yürümesi ve şampiyonluğu elde etmesi gibi bir gayesi var. Maddi acıdan ve gelecek acısından ayrı bir boyuta sahip olacak bir takımın bu denli sönük oynamasını açıkçası ben anlamlandıramadım. Her kesimden futbolseverin keyifle izlediği bir takımın orta sahası yoktu bu maç.  Rakip kale önünde baskı kuran bir Trabzonspor beklerken, rakip kalede baskın olan bir Rizespor izledik.

İlk yarıyı isabetli şut atmadan  soyunma odasına giren bir ev sahibi vardı sahada. Bir deplasman takımının nasıl oynaması gerektiğini gösteren, rakibine oyun kurdurtmayan ve mentalitesini Trabzonspor'a kabul ettiren bir Çaykur Rizepor izledik. Maç başladığında önde baskı yapan ve maçı domine eden bir Trabzonspor bekliyordum. Beşiktaş maçında bile olmayan bir görüntü çizildi. Takımda senkron kayıplarına yönelik değişiklikler var. Umarım İkinci yarı yapılan değişiklikler bu açığı kapatır. Nwakaeme'nin oyuna girmek için en güçlü aday olduğunu düşünüyorum.  Teknik heyetin oyunu okuması ve acilen müdahale etmesi gerekiyordu.

İkinci yarıya baktığımda;

İlkyarı gol pozisyonu bulmakta zorlanan Trabzonspor, ikinci yarı sahaya gol olarak yağdı.

İlkyarıyı boşa geçiren ve Nwakaeme'nın oynamadığı maçlarda hücum zenginliğini ortaya koyamıyor. Nwakaeme olunca Trabzonspor rahatlıyor. Sörloth golle buluşamasa da Nwakaeme ve Ekuban gibi oyunculara güzel boş alanlar yarattı.

Bireysel oyuncuların sahne almasının önemini gördüğümüz bir ikinci yarı yaşadık. Geriye düştüğü zaman Trabzonspor'un daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum. İlk 60-65 dakika beklenen görütüden uzak kalmasının nedeni, baskıya cevap veremedi ve topa sahip olamadığı gibi rakip alanda etki kuramadı. Devre arasında Nwakaeme'nın oyuna girmesi, asist yapması, gol atması ve takım arkadaşlarını ateşlemesi skorun artmasına enden oldu. İlk yarı attığı 4 şutun hiçbir isabeti  olmayan Trabzonspor'un ikinci yarıda attığı 13 şutun 6'sının isabetli olması , daha direkt oynadığının göstergesi oldu.

65.dakikada Costa'nın muhteşem golüyle skoru beraberliğe getiren Trabzonspor, maçın son 30 dakikasında deyim yerindeyse coştu denilebilir.

Hüseyin Hoca'nın cezalı olması nedeniyle, sahada bulunan Muzaffer Hoca'nın tutuk kalması sahada fazlasıyla görülürken , ikinci yarıda yapılan değişiklikler Hüseyin Hoca'nın  maça müdahalesini gösterdi.

5 golün olduğu bir karşılaşmada Sörloth'un golünün olmaması enteresandı. İlk yarı fazla efor sarf ettiğini düşündüğüm Sörloth bütün enerjisini ilk yarıya verdi diye düşünüyorum. Yine görevini yaptı fakat arkadaşlarına alan açarak yaptı denilebilir.

Trabzonspor'un diğer golleri; 71. dakikada Ekuban, 77. dakikada Sosa(P), 86. dakikada Nwakaeme ve 90+5. dakikada Mikel'den geldi.

İlkyarı evinde bu kadar kötü oynayıp, ikinci yarı gece gündüz gibi bir farkla oyuna dönen ve rakibini 5-2 gibi temiz bir skorla yenerek, 3 puanı hanesine yazdıran ve lider konumunda olan Trabzonspor, hala şampiyonluğun en büyük adayı olduğunu herkese göstermiş oldu. 

Sevgili okurlar, haftaya görüşmek dileğiyle hoşcakalın...

Yorumlar