SÜPER LİG

Sayılı günler kala heyecan doruğa çıktı

Spor Toto Süper Lig'de 2012-2013 sezonu 18-19 Ağustos'ta başlayacak. İlk düdüğün çalınmasına sayılı günler kala heyecan doruğa çıktı.

Sayılı günler kala heyecan doruğa çıktı
Zaman yazarları, 34 hafta boyunca yaşanacak büyük çekişme öncesi takımların son durumlarını masaya yatırdı. Geçen yılın Süper Lig şampiyonu Galatasaray'ı Ahmet Çakır, ikinci Fenerbahçe'yi Zeki Çol analiz etti.

Ahmet Çakır: Rüya takım dersi

Okurlarım transferle ilgili düşüncelerimi biliyor. G.Saray büyük iş başardı diye bunun değişmesi mümkün değil. Asıl önemsenecek işin geçmişte Lucescu'nun yaptığı olduğuna inanıyorum. Sınırlı bir kadroyla ligdeki başarının yanında Devler Ligi'nde de tarihe geçecek işler başarmıştı Rumen hoca.

Bu tür kıyaslamanın Terim'i en çok sinirlendiren durum olduğunu bilmiyor değilim. Kızacak bir şey yok, bunlar tarihe geçmiş gerçekler. Üstelik bu ortamlarda İmparator'un başarıları da ortada. Önceki sezon dibe vurmuş takımı şampiyon yapmasını da elbette ki tarih yazacak. Ancak Terim'in transferi gereğinden fazla önemsediği gibi bir izlenim artıyor.

G.Saray'ı bekleyen tehlike ise rüya takım olayıdır. Cim Bom böyle bir durumu 1997-98 sezonunun başında yaşadı. TSYD Kupası'nda Fenerbahçe'yi 4-1, Beşiktaş'ı 6-0 yenerek müthiş bir başlangıç yapan Sarı Kırmızılı takım Şampiyonlar Ligi ön elemesinde de Sion'u iki karşılaşmada 4-1'lik sonuçla devirerek olağanüstü bir başlangıç yapmıştı. Hagili, Popesculu, İlieli, Hakan Şükürlü, Arif Erdemli takımın önünde durabilmek mümkün görünmüyordu. Okan-Emre-Suat orta alanını geçip Galatasaray kalesine bile gitmek mümkün değildi. Bu takım hiçbir şekilde tutulamazdı.

Ancak lig başladığında işin hiç de böyle olmadığı görülecekti. Daha ilk maçta mütevazı Ankaragücü'ne takılan Galatasaray 7. haftada liderin 7 puan gerisindeydi. Rüya takım fena çuvallamıştı. Sonrasındaki 3-2'lik Gençlerbirliği yenilgisiyle Terim istifa noktasına gelmişti.

Başkan Faruk Süren sağlam durmasa Terim'in harika teknik adamlık kariyeri başka türlü bir seyir de gösterebilirdi. Bir anda her şey tersine dönüvermişti. O zor günlerde ziyaretine gittiğim İmparator, istifasını önleyen nedenlerden birinin de Ankara'dan bir profesörün gönderdiği mektup olduğunu söylüyordu.

Bugün de benzer bir tehlike söz konusu olabilir. Sanmayın ki Buraklı, Hamitli, Elmanderli, Amrabatlı takım bütün rakiplerini silindir gibi ezip geçecek! Hiç de öyle olmayacak. Tam tersine Sarı Kırmızılı takımın belki de 10'da 1 kadro değerine sahip olmayan rakipler karşısında kayıplara uğranılacak.

Fırsatı kaçırmayan medya da rüya takımın nasıl çuvalladığı yolundaki yorumlara ağırlık verecek. Ayrıca, başta Riera olmak üzere büyük maliyetli 18'e giremeyen oyuncuların başa dert olduğu yolunda üretme haberler de onun üzerine binecek. Kısacası, Cim Bom'u parlak bir sezon kadar böyle tuzaklar da bekliyor.

Yine de enseyi karartmaya gerek yok; bunları çok iyi bilen biri var takımın başında. Süper Kupa'yı kazandıktan sonra Terim'in rüya takım yakıştırmalarıyla ilgili henüz pek gündemde bir şey yokken gardını almaya gerek duyduğunu gördük. Demek ki geçmişten gerekli dersi almış.

Zeki Çol: Fener'in ilacı zaman

Fenerbahçe, lig sezonuna sancılı başlıyor. İlk Vaslui ve son Galatasaray maçlarında ortaya konan oyunun beklentilerin gerisinde olması, gereksiz bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Hedefteki isim, tartışılan kişi Aykut Kocaman. Ben bu tartışmayı, doğrusu biraz manalı buluyorum! Sanki bazı çevreler Kocaman'ın varlığından, duruşundan rahatsız olmuş gibi!

Şampiyonlar Ligi play-off eşlemesi ve lig öncesinde, Fenerbahçe'nin oyun yapısındaki sıkıntılardan da önce, asıl sıkıntısı bu bence. Kuyt dışındaki yenilerin uyum sorunu yaşamaları, takımın henüz ritmini bulamaması, sezon içerisinde giderilebilecek eksikler.

Ama tartışmaları, teknik adam üzerinden yapmaya yönelmek farklı ve tehlikeli bir tırmanışın habercisi. 

Evet Fenerbahçe iyi oynamıyor.

Çünkü oyunun stratejik bölgesi olan orta alana hakim değil. Mehmet Topal, özellikli bir oyuncu. Savunmaya dönük oyunda Fenerbahçe'ye önemli katkılar yapabilecek bir kapasitenin sahibi. Ama ondan Emre olması bekleniyor. Bu mümkün değil. Baroni sezona iyi başlamadı. Oyun organizasyonunda daha aktif rol alması gerekiyor. Kenarlarda sorun var. Kocaman son 3 maçta sağda 3, solda 2 oyuncuya görev verdi. Biraz Caner dışında diğerlerinden yeterli verimi alamadı. Orta alanın iki büyük eksiği var. Savunmalarıyla yeterince bütünleşememek. Ve hücum organizasyonunu yapamamak. Topu 2. alandan 3. alana taşımakta zorlanıyor Fenerbahçe.

Savunmadaki uyumsuzluklar, Yobo'nun devreye girmesiyle hemen çözülebilecek gibi durmuyor. Hasan Ali yetenekli, ancak oyun kişiliği henüz oturmamış bir oyuncu. Hücumda isabetli ve etkili orta yapmayı, savunmada da pozisyon almayı biraz çalışması gerekiyor. Egemen-Bekir ikilisi, anlaşılmaz ölçüde pozisyon hatası yapıyor. O hataların getirdiği tedirginlik, bu defa bireysel hataların oluşmasına yol açıyor.

Yorumlar