Fatih Altaylı Galatasaray yönetimini bombaladı

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'i ve yönetimini eleştiren Fatih Altaylı, sarı-kırmızılı kulüpte yaşananları bir bir anlattı. Meğer neler olmuş neler...

Bloomberg HT'de Fatih Kuşçu'nun sunumuyla yayınlanan "Spor Saati" programının yorumcusu Fatih Altaylı, spor gündemini yorumladı.

"BURSA SEYİRCİSİNİN YAPTIĞI ANLAMSIZ, TRİBÜNLER BOŞALTILMALI"

Bursaspor ile Beşiktaş arasında oynanan mücadelede taraftarların çıkardığı olayları değerlendiren Altaylı şunları söyledi:

"Futbol seyretmeye gitmiş olduğunu varsaydığımız kalabalık bir kitlenin, maçın oynanması ve futbol zevkinin sıfına inmesi için bu kadar çaba gösteriyor olması, olacak şey değil. Kural değişikliği yapmak lazım; maçın içine ettiler, futbol zevkini düşürdüler. Beşiktaş'ı saha içinde değil, saha dışında da yavaşlatıyorlar. Ligin tadını kaçıracaklar. Disiplin Kurulu'na sevk edilecekler, 1-2 tribün kapatma cezası gelecek ama Beşiktaş'ın hayatı kayacak oyunu berbat ettiler.

Şöyle olması lazım; anons yapıldı, ikinci anons yapılacak, hakemler soyunma odasına gidecekler... Ondan sonra sahaya bir tane çekirdek atılsa, diyecekler ki; '45 dakika ara veriyoruz, tribünler boşaltılsın.' Bu iş otomatik olacak. Futbol oynanmasın diye her şeyi yapıyorsun. Bursaspor, Başakşehir'in yerinde olsa, yine kabul etmezsin ama 'İşin ucunda en azından şampiyonluk var' diye düşünebilirsin. Ortada böyle bir şey de yok. Bursaspor'un düşmesi de zor görünüyor."

"BAŞKAN 19 DAKİKA GAYRİMENKUL KONUŞTU"

Galatasaray Divan Kurulu'nda Fatih Altaylı'nın Dursun Özbek'e "Başkan, Allah aşkına, yalvarıyorum. Ne olur seçime gidin" sözlerinin sorulması üzerine Altaylı, yaşananları şöyle anlattı:

"Ben orada Galatasaray'ın eski ikinci başkanı, 35-36 yıldır üyesi olma sıfatıyla bir konuşma yaptım. Galatasaray'ın sorunları üzerine konuşma konusunda kendimi yetkin sayıyorum. Her tarafta çeşitli hizmetlerde bulunmaya çalıştım. En son ikinci başkanlık yaptım, daha sonra da tekliflere rağmen yönetimlerde yer almamayı tercih ettim. İyi bir yönetim kurulu olduğu sürece de yer almamayı düşünüyorum. Ama gerek olduğu yerlerde her zaman Galatasaray'ın hizmetinde oldum. Söylediğim şeyler, bu programda zaman zaman anlattığım şeylerin özetiydi. Divan Kurulu toplantısında konuşma yapmam gibi bir düşüncem yoktu. Dinleyici ve bazı konuşmacı arkadaşlarıma destek verme amacıyla gittim. Fakat bir şey dikkatimi çekti; Dursun Özbek çıkıp bir konuşma yaptı. Konuşması yaklaşık 20 dakika falan sürdü. 19 dakika boyunca sadece gayrimenkul işlerinden, temellerden, kat hakkından falan bahsetti. 'Acaba yanlış yere mi geldim' dedim. Ben Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu toplantısına gittim. 'Burası Galatasaray A.Ş gayrimenkul genel kurul toplantısı mı?' dedim. Son olarak U 17 Milli Takımı'ndaki oyuncularımızdan bahsettti. Futbolda da 'Gerekeni yapacağız' dedi."

Dursun Özbek kendisine edilen küfürü okudu

"DOĞRU BULDUĞUM HER ŞEYİ SÖYLEDİM"

"Verilen rakamları görünce ister istemez, sunumu yapan yönetim kurulu üyesi arkadaşımıza bir soru yönelttim. 'Siz borç ödüyorsunuz, kredileri azalttık diyorsunuz. Buradaki rakamlara bakınca hem dolar hem de TL cinsinden arttığını görüyoruz. Sadece TL cinsinden artsa dersiniz ki; kur farkı yüzünden. Dolar cinsi borcumuz da artmış. Gördüğüm kadarıyla bir borç ödediğiniz yok. Acaba siz bizim sözleşmeyi bankalara vererek yeni bir kredi mi aldınız?' dedim. Mahcup bir şekilde 'Evet' dediler. Daha sonra denetim kurulu adına Cengiz Ergani çıktı. Son 3 aydaki dönemle ilgili raporu okudu. Bir faciaya dikkat çektim. Borç azalmıyor, artıyor. Sportif A.Ş'nin zararı da katlanarak artıyor. Yönetim bir hayal, yalan dünyasından üyelere sesleniyor. Ben de bunun doğru olmadığını söylemek için kürsüye çıktım. Çıkarken de oradaki başta Selahattin Beyazıt olmak üzere Galatasaraylı duayenler 'Hazır çıkmışken sadece mali konularla ilgili değil, ne söyleyeceksen söyle, bir daha çıkmana gerek kalmasın' dediler. Ben de Galatasaray adına doğru bulduğum her şeyi peş peşe söyledim. Çünkü bunların söylenmesi lazım. Biz başkanlarla düşman değiliz, eleştirmek başka bir şey. Dursun Özbek'le başka ortamlarda denk geldiğimizde yüzüne söylemediğim şeyleri burada söylemiyorum ki. Bunların tamanını Dursun Bey'e söylüyorum zaten. Ve Dursun Özbek, benim konuşmanın ardından söz alma ihtiyacı hissetti. Zaten ben ne zaman çıkıp konuşursan, Dursun Özbek sağ olsun bana cevap veriyor. Bugün benden sonra da bir konuşma yaptı."

"BENİ DİSİPLİNE VERECEKLERMİŞ, UĞRAŞMASINLAR 'GİT' DEYİN, GİDERİM"

Programın moderatörü Fatih Kuşçu, Altaylı'a bir yıl önce yapmış olduğu "Galatasaray'ın bu başkandan acilen kurtulması lazım" sözlerini hatırlattı.

Altaylı'nın cevabı ise şöyle oldu: "Geçen seneki yemekte Dursun Özbek, Faruk Süren ve ben vardık. Bunları orada da söyledim. Benim gizlim saklım ve birinden korkum yok. 'Herkesi disipline veriyorsun, Fatih Altaylı'yı vermiyorsun' diyorlar. Bugün kendi reklamını yapmak için sürekli Galatasaray'da başkan adayı olan bir adam var; Ahmet Özdoğan. Bu adam diyor ki; 'Fatih Altaylı'yı disipline neden vermiyorsunuz?' Doğru söylediğim için disipline mi vereceksiniz beni; istiyorsanız verin. Vermeyin hatta, bana 'Fatih, git bu Galatasaray'dan' deyin. Ben hemen giderim, hiç umurum olmaz. Ben kulüp üyesi olduğum için Galatasaraylı değilim ki. Garibime gidiyor. Sürekli kendi primini yapmak için, kendilerini topluma tanıtmak için yalandan Galatasaray başkan adaylığı gibi ortaya şeyler koyan adamlar. Ahmet Özdoğan bugüne kadar ne yapmış; gitmiş Galatasaray Divan Kurulu'nu mahkemeye vermiş, bugünde marifet yapmış gibi bunu anlatıyor."

Fatih Altaylı: Küfür yediğim için gurur duyuyorum

"BAŞKANA 'OTELİ SİZ KİRALAYIN, SÖZ VERDİNİZ' DEDİM"

Bir de bugünkü toplantıda şunu söyledim; 'Başkan 'Otel inşaatını yavaşlattık, turizmin hali ortada' dedi. Ben de 'Sayın başkan herkesin önünde 'Bu oteli kimse kiralamazsa yıllık 5 milyon dolara ben kiralayacağım' gibi beyanlarınız var. Umarım bunu da yalanlamazsınız. Geçen sene de 'Burada otel olmaz, ısrar etmeyin. Turizmin hali ortada, başka bir şey yapalım' dedim ama siz ısrar ettiniz. Bitirin, kiralayın, yıllık 5 milyon dolar. Galatasaray'ın size 20 milyon dolar borcu var, 4 yıl kiralayın Galatasaray'ın borcu size bitsin' dedim. Sonra da 'Siz en iyi bildiğinizi iddia ettiğiniz turizm konusunda, turizmci olmayan Fatih Altaylı kadar bilmeyip yanılmışsanız eğer, diğer konularda nasıl yanılacağınızı da korkuyla beklerim' dedim. Emlak Konut'la yapılan sözleşmeyi kimse görmedi. SPK bile görmedi, bundaki ısrar ne, arkasında ne var? İnsanler merak ediyor. Sonuç olarak ben Galatasaray'da terbiyeli duran ama bıçak kemiğe dayanmış sessiz bir çoğunluğun herm tribünlerde hem genel kurulda içimden geçenleri söyledim. Beni de ilk kucaklayan Selahattin Beyazıt oldu."

"Yönetimin bir Galatasaray esnafı var Galatasaray'da. Galatasaray'ın bunlardan kurtulması lazım. Bunlar yönetim kurulu kim olursa olsun, o kurul senin, bu kurul benim diye yer tutmaya çalışanlar. Şimdi etik kurulu diye bir şey koydular, sesleri kesildi. Hayrettin Kozak hep bağıra bağıra konuşurdu, sesi kesildi. Taner Aşkın sustu."

"DURSUN ÖZBEK LAF EBESİ HALİNE GELMİŞ"

Divan Kurulu'nda Dursun Özbek'in Fatih Altaylı için "Bana projeyle gelin" demesi üzerine Altaylı şu cevabı verdi:

"Dursun Özbek bir laf ebesi haline gelmiş. Bütün işini genel kurulu ikna etmek üzere kurmuş. Proje denilince Özbek'in aklına gelen şu; bir şeye dokunacaksın ve bütün işler hallolacak. Ne Galatasaray ne de bu büyüklükteki işletmeler, sihirli değneklerle mali yapısını düzeltemez. Bir anda yok edebilir ama bir anda düzeltilemez. Sonuçta burası bir teknoloji şirketi değil; Whatsapp, Facebook gibi bir şey bulursun. Ama biz böyle bir şirket değiliz. Biz diyoruz ki, yapılması gereken şeyler var. Biz kendisine defalarca gittik. Son olarak ben, Faruk Süren ve Tayfun Uzunova gittik. Hiçbir şeyi dinlemiyor. Ben neden gideyeyim ki? Her şeyi daha iyi bildiğini zannediyorsun, o yüzden kulüp bu halde. Başkan kendi kardeşini yönetici yapar mı? Bir numara başkan, ikinci numara kardeşi. Herkesin kardeşi var. Kimse neden yapmadı da sen yapıyorsun?" 

"KONGRE İSTEYENLERİN İMZASI 600'Ü GEÇMİŞ, YETMESE BİLE ANLAMI VAR"

Fatih Altaylı, Galatasaray'da başlatılan imza kampanyasıyla ilgili olarak; "Kongre isteyenlerin imzası 600'ü geçmiş. Yetmese bile anlamı var. Yönetim bir düşünsün. Galatasaray bu imza kampanyası ile seçime gitmez, gidemez. Divana sunulacak bir şey değil. Bu bir rahatsızlık göstergesidir. Meselelere dikkat çekmek için yapılmış bir şey. Bu Galatasaray tarihinde olmuş bir şey değil. Buradaki mesajı Dursun Özbek'in alması lazım. Dursun Özbek, sosyal medyada yazılanları görüyor, prim yapmak isteyecek. Transferde 80-100 milyon euro para harcayacak. Sezona Tudor ile başlayacak. Birkaç hafta sonra sonuçlar değişmeyecek. Değil Tudor, Mourinho olsa bu yönetimle bir şey yapamaz. Sonra Tudor'u kovacak yerine mudoru getirecek. Galatasaray yeniden 100-150 milyon euro para kaybedecek. Gayrimenkullerini zaten kaybetmiş durumda. Yeni bir borçla 2018'de seçime gideceğiz. Seneye de bu tablo olursa, kimse ibra etmez. Yaptığı birçok şey tüzüğe aykırı" ifadelerini kullandı.

"Başkan sürekli olarak geçmişi suçluyor. Sneijder gibi birçok isimle sözleşme yenileyen sensin. TL ile sözleşmesi olan Hakan Balta'nın sözleşmesini euro ile yenileyen yine sensin. Galatasaray'daki bir kesim ne olup bittiğinin farkında değil. Benim Galatasaray'dan umudum genç jenerasyon. GS Store 12 milyon TL zararda. 'Neden biz forma satıyoruz, zarar etmek için mi?' dedim. Türkiye'de en çok forma satan kulüp Galatasaray. En çok satan ama mağazacılıkta en çok zarar eden kulüp Galatasaray. Başka bir şirketle anlaşın, hiç değilse zarar etmeyelim."

"BÜLENT UYGUN HANGİ YÜZLE SÖYLÜYOR"

Galatasaray'ın Gaziantepspor'u 2-1 yendiği maçtaki hakem hatalarını değerlendiren ve teknik direktör Bülen Uygun'un hakemle ilgili yaptığı açıklamalara tepki gösteren Altaylı, "Bülent Uygun'un hangi yüzle söylediğini anlamış değilim. Penaltısı verilmeyen Galatasaray. Olmayan kornerler, olmayan serbest vuruşlarla, Galatasaray'ın hava toplarındaki zaafiyeti nedeniyle gol yemesi üzerine her şey Galatasaray alehine yapılıyor. Sonra Bülent Uygun çıkıyor; hakem hataları diyor. Linnes'in faulü faul değilmiş. Galatasaray dün son derece kötü bir takımla oynadı. O kötü takım karşısında kalesinde 4-5 net pozisyon gördü. Orada bile çok zorlanan, Sneijder'ın imkansıza yakın bir golüyle kazanan Galatasaray vardı" diye konuştu.

"TUDOR'UN YAPTIĞI ABUK-SABUK İŞLER"

"Tudor'un teknik direktörlük kariyeri başladığı gibi bitmeli. Benim çok beğendiğim ve inandığım Sinan Gümüş gibi bir adamı sahaya sürüyorsun. Çocuk aylardır oynamamış. Fena da başlamadı. Ama maç eksiği denilen bir şey var. Sen Podolski'yi oyundan alıyorsun. Böyle abuk-sabuk işler. Futbolcuların hocalarına güvenmedikleri zaman sakatlıklarda bir artış da meydana gelir."

Galatasaray'da önümüzdeki sezonun planlamasını Dursun Özbek, Cenk Ergün ve Tudor'la yapılmasını da yorumlay Altaylı, "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bugün ne kadar doğruysa yarın da aynısı olacaktır. Yanlarındaki Tudor'la katlayarak da gidebilirler. Kötü yani" dedi.

"F4'TE FENERBAHÇE FAVORİ"

Fenerbahçe'nin Final - Four'da favori olduğu söyleyen Fatih Altaylı, "Fenerbahçe ilk maçı kazanırsa şampiyon olur" dedi. Altaylı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Final-Four'da Fenerbahçe favori. Her sene üst üste katılmak bile çok önemli bir şey. Fenerbahçe de artık Avrupa devlerinin içinde. Burada sıkıcı olan tek şey; Final-Four'a hep aynı takımların kalması, çok büyük takımlar. Bu sefer sahamızda oynayacağız, inşallah geçen sezon olduğu gibi hakem hataları olmaz ve devam ederiz. Fenerbahçe'nin ilk maçı çok zor. Bu maçı geçerse şampiyon olur diye düşünüyorum. Fenerbahçelilerin çeşitli alanlarda hayal kırıklıkları sürüyor ama Fenerbahçe amatör branşların pek çoğunda da iyi işler yapıyor. Fenerbahçeli yöneticileri de kutlamak lazım. Futbolda çok çok dökülüyorlar ama diğer branşlarda iyi gidiyorlar. Fakat borcun milyarlara yükselmesinde bu branşalara yapılan yatırımın da etkisi var."

"FENERBAHÇE ARTIK BASKETBOL KULÜBÜ OLDU"

Fatih Altaylı, Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat'ın 1-0 mağlup oldukları Antalyaspor maçından sonra yapmış olduğu "Bazı futbolcular Fenerbahçe'den gitmeli, yoksa acı gerçek, gelecek sezon da böyle devam eder" sözlerini de değerlendirdi.

Altaylı, "Fenerbahçe'deki de büyük rezalet. Advocaat'ın bunları başka ortamda başkanla konuşması normaldir. Bunları basın önünde söylersen haftaya bu oyuncuları nasıl oynatacaksın? Belki kendilerini kanıtlamaları için söylüyordur ama bu tarz söylemler pek alıştığımız bir şey değil. Bundan sonra göndersen ne olacak? Yeni hocalarını bulmuşlardır. Fenerbahçe'nin durumu genel olarak garip. Artık basketbol kulübü oldu; FBBK. Basketbolda parayı harcadığın zaman başarı geliyor. Aziz Yıldırım futbolda '300 milyon da harcasak başarılı olmayabiliriz' diye örnekler veriyor. Basketbolda koltuğu paçayı kurtarıyor" ifadelerini kullandı.

 Kadınlar Basketbol final serisinde Fenerbahçe ile Yakın Doğu Üniversitesi arasında oynanan 4. maçta; TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu'nun yanında oturan Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Mahmut Uslu'nun hakemlere yönelik hareketlerinin sorulması üzerine Altaylı, "Zavallı Hidayet de tırnaklarını yiyor. Suç unsuru bir şey varsa ceza verecek. Orayı terk edebilir, yerini değiştirebilirdi" diye konuştu.

"FİKRET ORMAN'IN SÖZLERİ BEŞİKTAŞ BAŞKANINIA YAKIŞMIYOR"

Son olarak Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın Talisca'nın itirazı sırasında yaptığı sözleri yakışıksız bulan Fatih Altaylı, "Fikret Orman'ın sözleri Beşiktaş Başkanı'na yakışmıyor. Türk medyası da entresan. Gerek Fenerbahçe başkanının yaptıklarını, ceza alması gereken şeyleri spor medyamız savunur hale geldi. Bu çirkinlikleri daha çok görürüz. Fikret Orman'ın haklığı olduğu yerler var ama üslubu bu olmaması lazım" dedi.

Günün Önemli Haberleri