NONDA'dan AŞŞAA KASIMPAŞA !

Yazıma başlamadan önce, geçen haftaki yazımın başlığına bayağı bir kızmış olan bazı Fenerbahçe'li arkadaşlara seslenmek istiyorum.. Hepimizin bildiği güzel bir atasözü vardir; ''Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'' diye.. Fenerbahçe'li arkadaşlar o başlığa değil de, o başlığın atılmasına sebep olan kendi yönetim ve teknik heyetlerine kızmalı diye düşünüyorum. Nitekim gene bu hafta şansa kazandılar, zaten şansları olmadığında Twente maçındaki gibi bozguna uğruyorlar..
 
Neyse, gelelim bizim maça.. Hani o seyircisiz oynanan maça.. malum 90 TL'ye sezonluk kombine satan kulüp, bir anda Galatasaray maç biletlerini 120 TL yapıvermişti!.. Ohh ne ala memleket..! 2 hafta sonra da Ankara'ya gideriz, yine bir Ankara maçı kazığı daha yeriz! Eee "Galatasaray Türkiye'dir" diye boşuna demiyoruz, bizim cebimizden çıkan paralarla Türkiye ekonomisi canlanacak ya ?!

Maça başlamak, yorumlarımı yazmak istiyorum ama maç öncesi daha bir ağır basıyor gibi!.. N'apalım sonuçta büyük bir fırsatçılık var ve başkanımız Adnan Polat da buna sinirlenip, maçı taraftarların arasında izlemedi mi?.. E o zaman bunun üstünde durmayıp da ne yapalım?.. Ha bir de,Kasımpaşaspor'un resmi sitesinde, geçmiş tarihlerinde Ali Sami Yen'de çok basit kişisel hatalar yüzünden yenildiğimiz maçın haberini yapıp, taraftarlarına ''Tarihe tanık ol!'' diye seslenmeleri de bayağı bir
komikti! Bunu görünce zaten aklıma hemen Fenerbahçe'nin Chelsea'yi Kadıköy'de TESADÜFEN yendiği maçın sonrası geldi. Eee kolay değildi tabi ki, Chelsea ve Galatasaray iki büyük Avrupa takımıydı!..
 
Yine maçtan önce bir ' Yılmaz Vural Show ' vardı ki Şahan Gökbakar'ın Recep İvedik tiplemesinden daha komikti!.. Hatta bir ara ''Çok yaşa Yılmaz Vural! Ama yanlış kulvardasın, keşke film çevirseydin de gişe rekorları kırsaydık.'' da demedim değil hani. Savaşçıdan bozma futbolcularını öyle güzel hazırlamış ki maça, adamların bir tüfek ya da kılıç alıp, girip vurmadıkları kesmedikleri kalmıştı! Bakalım Yılmaz Vural'ın askerleri, diğer büyük takımlar karşısında da böyle oynama başarısını gösterebilecekler mi?! 

Adnan Polat başkanımızla bir kez daha gurur duyduk! Çok anlamlı bir şekilde, bilet fiyatlarındaki bu uçurumu protesto etti ve Galatasaray tribünlerine çıktı. Ama tribünlere belli ki pek de alışık değildi, ya da en azından biraz olsun sıkıntımızı hissetti. Ne gibi mi? Golden sonra kendimizi 3-4 koltuk ileride, büyük bir bel ağrısıyla bulma sıkıntımızı tabi ki.. Şaka bir yana, onu da diğer yöneticiler gibi taa tellerin oralarda görebilirdik.. Tribünler demisken balkon tribünlerde bir hayli ilginçti! Hele o balkonlardan birinde Galatasaray tribünlerinin emektarlarından olan tanıdık bir simayı da görünce bastım kahkahayı! Burdan Utku kardeşime de ayrıca selamlar..

Maç dışını bırakıp maç içerisine dönersek; hepinizinde bildigi gibi zaten pek konuşulacak birşey yok.. Herkes kalemini almış, harıl harıl Galatasaray'ı karalamaya hazırlanıyordu kiii.. Galatasaray'ımızın iki kara aslanı sahaya çıktı ve Kasımpaşa'nın biletini keserek paşa paşa ligin daha da dibine yolladı! Sahada çok yorgun bir Galatasaray vardı. Yorgunluğun da getirdiği gerginlikle kırmızı kart ya da sakatlık olmadan maçın bitmesi bile sevindirici. Kasımpaşaspor'un, sanki ölüm kalım maçı gibi sahada olduğunu gören yabancı bir taraftar maçı UEFA kupası final maçı sanardı.! Ya da küme düşme mücadelesi vs..

İlk yarıda sağ kanatta Sabri yorgun olunca,solda ise Caner henüz takıma alışamayıp uyum sorunu çekince iki kanattan da etkili geldi Kasımpaşa.. Ortasaha ve defans arasında da büyük kopukluklar vardı. Mehmet Topal da bugün vasat bir oyun sergileyince, Kasımpaşaspor beklediğimizden hızlı kendi sahasından çıkıp, Galatasaray ceza sahasına yöneliyordu. Orta sahada Ayhan'a bu tür maçlarda daha çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. İkinci yarıda ise, takım olarak silkinmiş ve kendimize gelmiştik.. Tabi ki maçın iki yıldızı Nonda ve Keita'yı da unutmamak lazım. Galatasaray takımında şu unutulmamalıdır ki; sahada oyuncu o gün kötü göründüyse, muhakkak onun ekürisi olan futbolcu o gün günündedir ve çıkıp şovunu yapar! Bunu bugüne kadarki bütün Galatasaray maçlarında gördük. Bu nedenledir ki, Galatasaray Türkcell Süper Lig'in tartışmasız açık ara farkla lider olabilecek tek takımıdır!

Hakem İlker Meral, inanılmaz kötü bir karşılaşma yönetti. Tabiri caiz ise sahada katliam yaptı!.. Belki de hem hakem farklı bir isim olsaydı, hem de Arda kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonları gol ile sonuçlandırabilseydi, bugün skorboard'da tarihi bir farka şahit olabilirdik. Ali Güneş ve Sancak kesinlikle oyundan ihraç edilmeliydi. Galatasarayımızın iki penaltı pozisyonu verilmedi! Hele ki maçın başında Ali Güneş'in topa uçarak elle müdehale edişi gerçekten kendisi için harukulade bir tecrübeydi! Bu olayı görünce aklıma hemen bir aralar aynı takımda oydanıkları arkadaşı Anelka geldi. O pozisyonu Metin Şentürk TV başında gördü, hakem sahada 5m ileriden göremedi, ya da görmek istemedi.. Vebali günahı boynuna artık..

Çıktık aslanlar gibi savaştık, maçı kazanmayı Kasımpaşaspor'dan daha çok istedik ve aldık. Sahada mücadele eden bütün aslanlarımızı tebrik ederiz. Ayrıca burdan birşeyi bir kere daha hatırlatmakta fayda var; haftaya bildiğiniz gibi Ali Sami Yen'deki Eskişehirspor maçında, ultrAslan bağımsız taraftar oluşumumuzun kurucularından Alparslan Ağabeyimizi, onun için özel olarak yaptığımız el emeği göz nuru pankartlarımızla anacağız. Kendisini hiç bir zaman unutmayacağız ve izinden emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz!..
 
Umut Öfkeli