Atom karınca Rıza Çalımbay şu anda Eskişehirspor'u çalıştırıyor ama ileriki yıllar için hedefinde Beşiktaş bulunuyor. 2005-06 sezonunun devre arasında Del Bosque'nin gönderilmesinin ardından Beşiktaş'a teknik direktör oldu ama bu kariyeri yalnızca 9 ay sürdü. HT Spor'dan Kartal Yiğit'e konuşan Rıza Çalımbay, yaşadığı sıkıntıları, gelecekle ilgili planlarını, Batuhan'ı kırgınlıklarını anlattı.

"EN KÖTÜ DÖNEMDE ÇALIŞTIM"

Benim Beşiktaş'taki futbolculuk hayatım süper geçti. En çok şampiyonluk yaşayan ve en uzun süre forma giyen oyuncuydum. Beşiktaş'tan bu şekilde ayrılmak istemezdim. İlk yıl göreve geldikten sonra takımın başında çıktığım 17 maçta tek mağlubiyet aldım. İkinci sezonumu da bir iki maç sonucunda bakarak değerlendiremezsiniz. Benim dönemim Beşiktaş'ın maddi açıdan en sıkıntılı dönemiydi. Üstelik elimizden John Carew gitti. Camianın bana yeteri kadar destek olmadığını düşünüyorum. Olunsaydı zaten kalırdım bu şekilde bir ayrılık olmazdı. O dönem şu anki kadroya sahip olsaydım herkesten daha başarılı olurdum.

"MİLNE EN İYİSİYDİ"

Şu unutulmasın; Yaşan o tecrübe sonrası Beşiktaş'ın kapıları bana kapanmadı. Çalışma şartları ve ortam iyi olursa yıllar sonra Siyah-Beyazlı kulübe yeniden hizmet ederim. Bu antrenörlük de olabilir, başkanlık da. Camiayı çok iyi biliyorum. Futbol oynamış insanların mutlaka yönetimde bulunması gerektiğine inanıyorum. Önümüzde Süleyman Seba örneği var. Çalıştığım dönemde altyapıda değişim yaptım. A takıma verilen her oyuncu için antrenörlere prim verdirecektim. Gordon Milne ile beraber çalışacaktık. Ben veda edince o da kötü bir biçimde ayrıldı. Beşiktaş'ta çalışmış en başarılı hoca Gordon'du. İyi projelerimiz vardı, olmadı. Yönetim olarak hata yaptık. Çok iyi bir menajer bulabilirdik. Ben Beşiktaş'ta Gordon'un yaptığı mucizeleri yapmak isterim.

"ENGİN'İN SÖZLERİ ÇOK ÇİRKİN"

Biz Sinan Engin ile aynı odayı paylaştık. O benim arkadaşım. Ama Sinan'ın bana yaptığını ben ona yapmazdım. Çıkıp TV'lerde bizim oynadığımız futbol çin 'mahalle takımı gibi oynuyorlar' demesi çok çirkin.

"BAZILARIYLA TATSIZ AYRILDIK"

Ben A Milli Takım'da bir tane Beşiktaşlı teknik direktör görmedim. Hepimiz birinin yanındaydık. Ben Mustafa Denizli'nin. Rasim Kara ve Şifo da Fatih Terim'in. Şimdi ise Metin Tekin var. Bunun dışında tek sorumlu yok. Ben çok arkadaşımım yanıma aldım ama onlarla tatsız bir biçimde ayrıldık. Benim gözümde bambaşka bir yerdeydiler. Çok kırıldım. Ben de Sinan gibi sallayabilirdim ama yapmadım.

"DENİZLİ İYİ BEŞİKTAŞLI'DIR"

Şu andan Mustafa Denizli'nin gençleri istmediği yönünde kamuoyunda bir imaj var. Mustafa hoca gençlere karşı değildir. Onun mantelitesinde yaş fark etmez, kim iyiyse onu oynatır. gençlerin önünü kesmez. Mustafa Denizli'ye yardımcı olmak gerekir. Tayfur, Mustafa hoca için önemli bir avantaj. Tam bir profesyonel, herkese örnek olur ama bir de tecrübeli bir menajer gerek bence. Yöentim Mustafa hocaya destek veriyor. Kimse 'başkan görevini yapmıyor' dememeli. Trasnferse transfer yapıyor. Bu sene şampiyon olunmazsa Mustafa hocaya suç bulunmamalı. Takımı o yapmadı. Ama şampiyonluk için avantajlılar. Mustafa hoca çok hırslıdır, hep pozitif düşünür. Yenilse de ileriye bakar. İyi bir Beşiktaşlı'dır.

"BATUHAN HAKAN ŞÜKÜR'ÜN TAHTINA ADAY"

Şu anda Batuhan benimle beraber. Eskişehir onun için büyük bir şans. Batuhan'ın en büyük şanssızlığı 1 senedir 11'de oynadığı maçın olmamasıydı. Maç ekisiği var. Gençtir, gelişecektir, tecrübe kazanacaktır. Beşiktaş için de yararlı olacaktır. Hakan Şükür'den iyi yönlari var. Çabuk, top hakimiyeti iyi. Biraz çalışır ve kendine dikkat ederse Hakan Şükür'ü geçebilir de. Hakan, Türkiye'nin Tanju ile gelmiş geçmiş en iyi golcüsü. Batuhan'ın da olmaması için bir neden yok. Şu an ligde Hakan'ın tahtına en yakın isim o. Ama'ben buyum, bu bana yeter' derse öyle kalır. Beşiktaş'a büyük bir kazanç olarak bırakacağız onu."