Yazarlar tahliyeyi değerlendirdi
CEZA HUKUKÇUSU PROF. DR. VAHİT BIÇAK
Fenerbahçe taraftarları uzun süre böyle bir tahliye kararını bekliyorlardı. Bizim hukuk sistemimizde verilen cezaların tamamı infaz edilmiyor. 2005 yılına kadar verilen cezanın üçte biri infaz ediliyordu. Üçte ikisi şartlı tahliye ile kişi dışarıda bulunuyor. 2005'de bu değişti. Şu anda kişiye verilen ceza üçte ikisinde kişi özgürlüğünden mahrum bırakılıyor, yani cezaevinde geçiriyor. Geri kalan üçte birlik kısmında şartlı tahliye olarak cezaevi dışında bulunuyor. Şimdi öyle tahmin ediyorum ki, burada hükümle birlikte tahliye kararı da verildiğine göre Aziz Yıldırım'ın şu ana kadar içeride geçirmiş olduğu süre, yatacağı cezayı karşılıyor olsa gerek ki, bu cezalarla birlikte aynı şekilde tahliye kararı verilmiş oluyor. Bu alınan cezaları üstüste koyup toplamak lazım. Örgüt kurmaktan aldığı ceza ve şikeden alınan cezayı topladığımız zaman karşımıza çıkan miktarın üçte ikisinin içeride geçirilmesi yeterli oluyor. Tabii ki bu şikeyle ilgili kanun sonradan çıkmıştı. Dolayısıyla hukukumuzun temel kurallarından birisi kanunsuz suç ve ceza olmaz. Yani kanun koyucu bu eylemleri suç saymadan önce gerçekleşen hadiseler bu şekilde cezalandırılmamış oluyor. Uzun bir yargılama süreci bu şekilde noktalanmış oluyor. Fenerbahçe taraftarlarının büyük bir beklentisi vardı. Bu beklenti de böylece gerçekleşmiş oldu.
SPOR HUKUKÇUSU PINAR MEMİŞ KARTAL
Demek ki; mahkeme Aziz Yıldırım'ı suçlu bulmuş ve kararını vermiş. Yargıtay bu kararı onayabilir, bozabilir. Tahliye edilmesi doğrudur. Tutuklu yargılanması gerekmiyor. Mahkemenin Yargıtay sürecinin sonuna kadar tutuklu olarak tutmasına gerek yok. Bunun benzer örneklerini de çok gördük. Burada tuhaf bir durum yok.