Türkiye Kupası mı? Ne ki o?

Türkiye Kupası mı? Ne ki o?

Muhammed Işık muhmed42@gmail.com

1983 doğumlu ve Fenerbahçe’li bir yazar olarak bu kupanın ne olduğunu, sevincinin nasıl olduğunu, bu kupayı almanın nasıl bir duygu olduğunu tadamadım. Bu gidişle, bu mantıkla daha uzun yıllarda bu duygudan mahrum kalacağa benziyorum. Her yıl şampiyonluğa oynayan bir kulübün 28 yıldır bu kupayı alamamış olması çok büyük bir ayıptır. Hele hele finale çıkıp orada rezalet bir futbol oynayıp kaybetmek ayıbın daniskasıdır.

Bu yılda aynı tabloyu ilk maçlarda yaşıyoruz. Bana göre Fenerbahçe’nin gruptan çıkma şansı kalmadı. Rakibin puan kaybetmesini beklemek Fenerbahçe’ye ne kadar yakışır? Fenerbahçe futbol takımında RUH yok. Futbolcular sahada ekstra bir çaba içine girmiyorlar. Sadece futbol oynamaya çalışıyorlar ama kafalarının sahada olmadığı çok net anlaşılıyor. Kafaları maçtan sonra gidecekleri eğlence mekânlarında mı, ev partilerinde mi bilinmez. Takımın bu denli ruhsuz ve isteksiz olmasının başka nedeni ne olabilir ki? Tribündeki taraftar sahadaki futbolcudan çok daha istekli ve gayretli. Özellikle Santos’un kafasında Fenerbahçe yok. Cristian ve Selçuk intikam alırcasına kötü oynuyor. Semih’in takımdan ayrılma sinyalleri onun katkısını da düşürdü. Niang’da inanılmaz bir düşüş var. Defans hattı evlere şenlik. Kalede ise Volkan’a alternatif yok.

Fenerbahçe acilen orta sahasını değiştirmelidir. Bu orta saha Fenerbahçe’nin başına daha çok iş açar. Ne Cristian ne de Selçuk bu takımda istenilen katkıyı sağlayamaz. Emre Belözoğlu’nun form grafiğinin de inişli çıkışlı olduğunu düşündüğümüzde onun form düşüklüklerinde onu aratmayacak bir transfere ihtiyaç var. Aykut Kocaman’da kredisini tüketmek için çaba gösteriyor. Ona duyulan güven de yavaş yavaş sarsılıyor. Fenerbahçe’de olduğunun farkında değil. Biraz daha dikkatli olmalı, takıma gerektiğinde müdahale etmeli ve rakibi de düşünmeli. Olur olmadık değişiklikler yapıyor. En yakın örneğe bakalım. Uğur Boral kupa maçında ve mağlup durumdayken neden oyuna girer? Bunun bana göre bir izahı olamaz.

Bu şekilde inat edildiği takdirde ligde de başarı sağlanamaz. Her zaman söyledim, yine söylüyorum. İki orta saha, bir forvet birde sol bek alınmalı. Kazım gitti. Bilica’da gönderilmeli. Gerekiyorsa Semih, Santos, Cristian ve Gökhan ile de yollar ayrılmalı. Takımın menfaatleri neyi gerektiriyorsa o yapılmalı. Bu takım aksi takdirde kupada da ligde de emekler ama yürüyemez. Yürür ama koşamaz. Daha fazla inat edip taraftarı üzmenin anlamı yok. Eğer bu işi layıkıyla yapacaksanız görünen köye kılavuzun gerekmediğini de bilin. Her şey ortada olduğuna göre, söz siz yönetimde…

BU YAZIYI FACEBOOK'TA YORUMLAMAK İSTERSENİZ TIKLAYINIZ...