Muharrem Usta'dan çarpıcı iddia
Trabzonspor'da başkan adaylarından Muharrem Usta, sadece iz bırakmaya değil, yeniden tarih yazmak için göreve talip olduklarını söyledi..
Doğan Haber Ajansı'nı ziyaret eden Usta, Spor Müdürü Faik Gürses'e özel açıklamalarda bulunarak, hedeflerini anlattı.
"SADECE İZ BIRAKMAYA DEĞİL, YENİDEN TARİH YAZMAYA GELDİK"
Usta, şöyle konuştu:
"Adayların sayısından çok, niteliğine bakmamız lazım. Bu adayların ne kadarı Trabzonspor'u taşıyabilir? Mesela bir gün Galatasaray'da 15 aday görebiliriz. Bu adaylara bakıp, 'Tamam bu kadar aday var ama...' dersiniz. Bence şu an Trabzonspor'da böyle bir durum var. Benim bir hedefim var. Bundan sonraki yıllarda bir Trabzonspor'un seçiminde aday olanlara baktığımızda, bu adaylara bakıp 'Dudak uçuklatıcı adaylar var' dediğimizde Trabzonspor kazanmış demektir. Mesela Galatasaray için Ünal Aysal'dan sonra gelecek başkan adaylarının kendilerine bir bakması gerekecek. İşte benim hedefim bu. Eğer Trabzonspor'a başkan seçilirsem benden sonra gelecek yönetimin ve başkan adaylarının, adaylıklarını koymadan önce kendilerine bir bakması gerektiği bir Trabzonspor geleceği hedefliyorum. İnsanların ileride Trabzonspor'a baktığında 'Burası ne kadar değişmiş, burada bambaşka bir tablo var' demesini istiyorum. O yüzden bizim söylemimiz şu; 'Sadece iz bırakmaya değil, yeniden tarih yazmaya geldik.' Burada bir tarih vardır ve biz bu tarihin üzerine yeni başarılar eklemeye geliyoruz, hem de beraberinde bir iz bırakmaya geliyoruz. Biz bu yarışta çok şey kaybettik, çok geride kaldık. Bunu bir an önce kapatmamız lazım. Başka kulüplerin 15 yılda yapacağı işi bizim 5 yılda yapmamız lazım."
"TRABZONSPOR'DA ŞU AN BULUNAN SİSTEMİN ARTIK TARİHE KARIŞMASI GEREKİYOR"
Kurumsallaşmanın önemine dikkat çeken Muharrem Usta, şu ifadeleri kullandı:
Şu an Trabzonspor'da yönetim kadrosu iyi, kaliteli ve Dünya çapında görülebilen modeller var. Eğer kazanırsak biz, bu modele hemen geçiyoruz. Bir tarafta yönetim, diğer tarafta profesyonellerden oluşan bir futbol kulübü. Bunların çalışma prensibi bellidir. Zaten kurumsallaşmayı daha önce büyük şirketlerde yaptıysanız, işiniz kolaydır. Daha önce hiç yapmayanlar için 'kurumsallaşma' sihirli bir kelimedir. Ama hayatında bunu yapanlar için bu olmuş bir hadisedir ve sadece yaparsın. Ben ve ekibim bu işte çok başarılı arka planlara sahip bir grubuz, hayatımız bununla geçmiş. Özellikle ortalama 13 bin kişinin çalıştığı bir hastane zinciri ve kurumsallaşmış bir yapıyı yönetmiş biriyim. Yani kurumsallaşmayı yediğim yemek, içtiğim su gibi biliyorum. Kurumsallaşma yapısını kurmak 4-5 günlük basit bir iş, ama bu yapıyı oturtmak süre alır. Ama oturtmak için geçen süreçte deneyiminiz olması lazım ki hata yapmayasınız. Eğer hata yaparsanız geriye dönüp yaptığınızı da bozarsınız. Kafamızda profesyonellerin isimleri dahi hepsi tamam durumda şu an. Reformlardan asbaşkan konusuna gelince, Trabzon'un içinde yaşayan Trabzonlulardan çok Trabzon'un dışında yaşayan Trabzonlular var. Bu yüzden Trabzonspor'un başkanlarının tümü İstanbul veya Trabzon dışından kişilerdir. Biz de öyleyiz. Trabzon'da şöyle bir alışkanlık olmuş; 'Trabzon dışındaysa başkan, buraları kim yönetecek peki?' O kişi asbaşkan işte. Yani birinci günden daha 2 başkan var aslında. Asbaşkan Trabzon'da kaldığı için aslında kulübün fiilen başkanı, asbaşkan oluyor. Bu son derece sakıncalı. Bugün dünyada şirket sahipleri kendi şirketlerini bırakın farklı şehirden, farklı ülkeden yönetiyor. Şimdi benim şirketimde, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde hastanelerim var, ama ben onları İstanbul'dan yönetiyorum. Artık video konferans sistemleri var. İnsanların bir araya gelmesine gerek kalmıyor. Vakit çok değerli bir şey ve bu yol sayesinde hiç vakit kaybetmiyor oluyorsunuz. Yani Trabzonspor'da şu an bulunan sistemin artık tarihe karışması gerekiyor. Ben tüzükte olduğu için bu sistemi kaldıramıyorum. Ama eğer ben başkan seçilirsem bu sistemi tüzükten kaldıracağım. Böylece Trabzonspor daha sağlıklı bir yapıya sahip olacaktır. Kurumsal yapıda bir lider vardır, liderin yanında ekibi vardır, aşağıya doğru gidince teknik eki ve taraftarlar olarak gitmektedir. Bir piramit gibidir adeta. Biz o piramidin baş kısmını kırıyoruz. Bizim bu bozuk piramidi düzeltmemiz lazım işte. Ben bu yönetim kadrosunu kurarken Trabzon'dan bir sürü arkadaşım var. Trabzon'daki asbaşkanlık sistemini hepsi biliyor. Benim sistemi değiştirme fikrimi söylediğim zaman herkes doğru düşündüğümü ve getireceğim yeni sistemi benimsemeleri gerektiğini dile getirdiler. Şu zamana kadar kimse olumsuz bir şey demedi, aksine bu fikrimden dolayı beni tebrik ettiler. Halk yeniliğe alışkındır. Biz de büyük işleri daha önce başarabildiğimiz, yönetim konusunda tecrübeli olduğumuz için bu konuyu paylaştığım birçok insan mutlu oldu."
"ŞU AN TEKNİK DİREKTÖRLÜK KONUSUNDA KİMSEYLE ANLAŞMADIK"
Başkan adayı Muharrem Usta, teknik direktörlük konusunda şu anda kimseyle anlaşmadıklarını belirterek, şunları söyledi:
"Bildiğiniz gibi bizim şu anda Fenerbahçe ile bir kupa maçımız var ve çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Bu maç bizim için çok önemli. Bu kupayı kazandığımız takdirde Avrupa'da ön eleme maçlarında işimiz kolaylaşıyor. Biz Tolunay Kafkas'ın herhangi bir konuda tartışma konusu olmasını istemeyiz. Şu an teknik direktörlük konusunda kimse ile anlaşmadık, şu anda kimseyle bu konu için anlaşmaya çalışmıyoruz ve hiç bir teknik direktörle kesinleşen veya bitirdiğimiz bir durum yok. Böyle bir gündemimiz şu an için yok. Bunun takımı kötü etkilediğine inanıyoruz ve bu konuyu kapatmak istiyoruz."
"SORDUĞUM AKİL ADAMLARA GÖRE KAZANMAMAMIZ SÜRPRİZ OLUR"[page_end]
Usta, başkanlık şansı için de şu değerlendirmeyi yaptı:
"Siyasi parti seçimlerinde bile hiç şansı olmadığı bariz kişiler bile "Bu seçimi biz kazanacağız" derler. Bizim durumda da böyle. Her adaya kazanacak gözü ile bakılıyor. Bense başka bir şey söylüyorum. Seçimi kazanıp kazanmayacağımızı belirleyen delege olacak. Bizim de kazanma ihtimalimiz var. Ama ben kendimden çok başkalarına soruyorum bu soruyu, acaba tablo nedir diye. Sorduğum akil adamlara göre kazanmamamız sürpriz olur. Ben ve ekibim eğer kazanamazsak, bu seçimin en büyük sürprizi olur. Ama biz kazanacak gibi bir davranış içerisinde olmak istemiyoruz. Eğer kazanan biz olursak kulübün gelişimi açısından yüzde 100 olumlu bir geri dönüşü olacağını biliyorum, ama bizim kazanmamamız benim açımdan sürpriz olur. Bu kongrede ortalama oy kullanma hakkı 6 bin 800 kişi civarlarında. Tahminen bunlardan 4 bin 500'ü oy kullanacak. Ben kazanacak olanın yüksek bir oyla kazanması gerektiğini düşünüyorum. Yani farkla kazanmak bize göre Trabzonspor'un geleceği için önemli rol oynuyor. Trabzonspor, seçim sonrası enerjisini kendi içindeki bölünmelere harcamaktadır. Ben kadro kurarken hiçbir zaman delegelerden oluşan bir kadro peşinde koşmadım. Seçim kazanılabilir, ama kazananlar seçimden sonra kaybediyor. Çünkü orda seçimden sonra olaylar ortaya çıkıyor. Trabzonspor'un artık bu enerji kaybına tahammülü yok. Çünkü çok geciktik. Oraya seçilecek ekibin tam bir takım gibi çalışması lazım. Benim kurduğum yapı böyle bir takım işte. Trabzonspor'a değer katacak bir takım. Hayatında hiçbir başarısı olmayan kişiyi kadroma almıyorum. Çünkü Trabzonspor üzerinden isim yapanlar tarafından çok harcandı. İşte buna ihtiyacı olmayan insanlarla kuruyorum kadromu. Buranın adı Trabzonspor ve sadece Trabzon'un gelişimi için burada olmak isteyen kişilerin yeridir. Benim kadromda kimse kendi çıkarı için burada bulunmayacak. Spor grubu kendine bir sınır koyup diğer konulardan ayırmalıdır. Bizim amacımız başkanlığı kazanacak kişinin en az yüzde 51 oy oranı ile kazanmasıdır. Delegenin bundan sonraki yapılacak toplantılarda lütfen artık bu konular tartışılmasın çünkü vakit çok kaybettik. Trabzonspor'un büyük devrimlere ihtiyacı var. Biz 30 sene önce büyüklük unvanı almış bir markanın peşinden, o yıllar için avunuyoruz. Trabzonspor için artık yeni bir tarih yazılması gerekmektedir. Bizim hedefimiz budur. Benim inandığım Trabzonspor delegesi Trabzonspor için en doğru olanı yapacaktır."
"BANKADAN KULLANILACAK 1 LİRALIK LİMİTİMİZ YOK ŞU ANDA"
Trabzonspor'un acilen paraya ihtiyacı olduğunu da vurgulayan Muharrem Usta, şöyle konuştu:
"Kongre 25-26 Mayıs tarihlerinde. Trabzonspor'un yeni takımıyla kampa başlaması ortalama 1 ay sonra. Trabzonspor'a seçilen bir yönetim geldiğinde ilk 3 ay içinde en az 60 milyon TL'ye ihtiyacı var. Düşünün ne kadar acil bir durum. Bankadan kullanılacak 1 liralık limitimiz yok şu anda. Kulüplerde böyle kötü dönemler olabilir, son derece normal bu. Ama bizim kulübün durumu bu, acilen paraya ihtiyacımız var. Bundan daha önemli bir sorunumuz yok şu an çünkü para olmadan hiçbir sorun halledilemiyor. Bundan daha önemli, sadece tek bir derdimiz var. Kampa katılım süreci dediğim gibi ortalama 1 ay. Elimizde 13 tane yabancı oyuncu var. Bonservis bedelleri çok yüksek. Yıllık bedelleri çok yüksek. Çoğu takımda oynayamıyor. Kadro çok geniş, ama devam edilmesi düşünülen çok az. Yani oyuncu konusunda seçimlerin yapılması gerekiyor ve 25 gün içerisinde yıldızları olan bir yapının oluşturulması lazım. Bu yapıya bakınca işte kaybedecek bir gün bile yok ortada. Sportif tarafı toparlayamazsan ve eğer sportif başarı gelmezse bu projelerin hiçbiri gerçekleşemez. Sportif başarı bu işin dinamosu. Sportif başarının ortaya çıkması da işte o 25 gün içerisinde yapılacaklarla gerçekleşecek. O yüzden ilk önceliğimiz sportif tarafı toparlamak ile geçiyor. Ama para tarafını da ikinci tarafa atamazsınız. O yüzden yönetime iş bölümü yaparken tek tek değil, grup olarak yapacağız. Yani ekonomik, spor ve taraftar grubuyla ilgilenen bölümler gibi kısımlara ayırıp gruplar halinde iş bölümü yaparak idare etmeyi planlıyoruz. Çünkü sorunlarla sıra sıra ilgilenecek vaktimiz yok, bütün sorunları gruplar halinde yapmak istiyoruz. 27 Mayıs devrim için önemli bir gün ama bizim bahsettiğimiz sportif açıdan şunu kastediyoruz: Tarihi ve tarihi başarılarına, değerlerine sahip çıkan ve onun üzerine yeni bir tarih yazan devrimden bahsediyorum. Yoksa kurumların sürekliliği olmazsa olmaz. Geçmişin başarısızlıklarına takılıp kalmamak lazım. İş bu, sonuçta yanlışlık yapılabilir. Biz seçilirsek elbet bizim de doğrularımız yanlışlarımız olacak. Biz doğrularımıza sahip çıkacağız. Orada çalışan 200'ün üzerinde emekçi var. Bu yapısallaşma, kurumsallaşma ile bu kulüp sayesinde evine ekmek götüren en rahat olsun. Bizim evine ekmek götürenle derdimiz yok. Ama kulübün yapılanmasının önünde engel olanlar var. Onlara da çok nazik bir şekilde teşekkür ederek, bu kulübün artık taşıyamadığını ve onların yardımı ile kulübü yukarıya taşımamız gerektiğini belirteceğiz. Eğer "Olmaz" derlerse o kişilerle yolumuzu ayırmak zorundayız."