Hikmet Karaman'dan çarpıcı itiraflar

Gaziantepspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman herşeyi açık yüreklilikle söyledi.

Bir takım şeyleri değiştiremediği zaman gideceğini söyleyen Karaman ayrıca İbrahim Kızıl'ın kendisine, "Ben herşeye hazırlıklıyım. Başkan bana "sen otuz maçı da kaybetsen senden ayrılmam" ifadesini kullandı.

Ligin üç haftasında kazanmaları gereken maçları kaybettiklerini açıklayan Karaman, "Belki yenilip berabere kalacağımız maçı kazandık. Trabzon maçını da kaybedebilirdik, gideriz Kasımpaşa'ya da kaybedebiliriz. Futbolda bunlar vardır. Ben nasıl kaybettiğime bakarım, nerede şapkamı alır giderim, bir takım şeyleri değiştiremediğim zaman ya takım gidecek yada ben gideceğim. Takımın hepsi veya üçte ikisi, eğer orada bir takım şeyler değişmiyorsa ya onlar ya ben gideceğim. Bunu Capello bir dönem yaptı. Ben herşeye hazırlıklıyım başkan bana dedi sen otuz maçı da kaybetsen senden ayrılmam dedi. Ben nerede ne yapacağımı bilirim, ben Hikmet Karaman'ım ve Türkiye'nin en önemli teknik adamlarından biriyim, ister kabul etsinler ister etmesinler ben ne yaptığımı ve nerede olduğumu biliyorum. Ben kimseli değil kendimi örnek alıyorum ama benim beğendiğim iyi taktisyen ve takımını iyi yöneten hocaları da taktir ederim ama ben aynısını yapmak yerine daha iyisini bulmaya çalışırım" dedi.

İMKAN VERİLİRSE ŞAMPİYON YAPARIM

Kendisine imkanlar verildiği takdirde Gaziantepspor'u şampiyon yapmayı istediğini dile getiren Karaman, "Bu şehir iki tane oyuncu alamazmıydı, Mersin İdmanyurdu Culio'yu istedi aldı. Elli tane baskı yaptık Mersin'in bakanı gitti aldı getirdi ama bize yok dediler" diye konuştular.

FUTBOLCULARA EDİZ UYARISI

Eskişehirspor'un futbolcusu Ediz Bahtiyaroğlu'nun vefatı antrenörleri de etkilediğini söyleyen Gaziantepspor teknik direktörü Hikmet Karaman, "Psikolojik olarak sabah antrenmanına düşük tempoyla başladım. Bu olaydan etkilendim, oyuncuların boş günlerini nasıl değerlendirdiğini veya ne yaptığını bilemiyorsunuz. Zaman zaman oyuncular yorgun olduklarını saklıyorlar, örneğin gerçekten yorgunsa gelecek hocasına veya doktoruna 'Ben son derece yorgun ve bitkinim hissediyorum, kendimi toparlamam lazım' deyip gerektiği yerde idmana çıkmayacak. Gerektiği yerde de serumunu veya tıbbi kontrolden geçmesi gerekiyor. Ama maalesef oyuncularımızda bir korkaklık geliyor, tabi bu kültürde var teknik adamına, hocalarına hangi konu olursa olsun rahat bir şekilde düşüncelerini belirtemiyorlar. Belki biz hocaların davranışlarından da kaynaklanabilir. Bazen bizde ağır idman yaptırabiliyoruz, oyuncuların eşiyle, kız arkadaşıyla her türlü özel problemi olabilir. O gün dinlenmeye ihtiyacı olabilir. O gün onun yaptığı antrenman ona zararlıdır, hoca da idmanda zaten performansı iyi olmayan oyuncuyu ikaz eder bu defa daha çok demorolize olur. Halbuki böyle durumlarda oyuncu bilgiyi üstlerine verse hem kendine faydası olacak hem de gelecek için iyi olacak ki bunu Ediz ile benzetme yapıyorum. Bu hastane kontrollerinin on numara olması gerekiyor, kimse hikâye anlatmasın hepimiz senelerce çalışıyoruz. Kontroller oluyor ama bazen biz sıkıştırıyoruz bazı doktorlar imzalamıyor. Kulüpleri orada ki etkenliğine bağlı ama bu işin sorumlusu kulüp doktorları, bizim sağlık ekibimiz Türkiye'nin en önemli gözde ekiplerinden biri bunlar müsaade etmeyecekler, kontroller iyi olacak" dedi.

ÇOK TEMİZLİK YAPTIK

Gaziantepspor'da 3 sene görev yapan 60 maçta 3 gol atan yabancının işinin olmaması gerektiği örneğini veren Karaman, "Şimdi kulüpler çocuk esirgeme kurumu değildir. Ben çok temizlik yaptım, adam 3 senedir burada ama 2 tane maçı yok o zaman ne işi var burada, kulüp ekonomik anlamda rahata kavuşuyor belki sayımız eksik ama bence Gaziantepspor olumlu adımlar atıyor. Yabancı sayısı düşecek, Trabzon'da 12 yabancı oyuncu var biz bunları sıkışınca mı atacağız. Yavaş yavaş bu sayıyı azaltacağız. Sabit rakamı yakalamak zorundayız belki bu bizi devre arasına kadar sıkabilir ama doğru olanı yapıyoruz. Bakın Trabzon gönderemiyor, diğer takımlar da öyle" dedi.

BAKAN VE MİLLETVEKİLLERİ FUTBOLCU KOPARIYOR

Geçen sezon takıma geldiğinde oynadıkları her maçın kurtuluş savaşı olduğunu açıklayan Karaman, "O günlere gittiğimiz zaman maçı kaybetsen rakip üstüne geliyor veya puan eşitleniyor. Samsun'a bir kaybetsen iki puana iniyor dolayısıyla çok zor günler bekliyordu ama biz oraları unuttuk. Tesisleşme anlamında sıkıntılar yaşadığımız dile getirmiştim. Burada her şey kulüp başkanı ve yönetimlerden beklemek olmaz, ben diğer kulüplerde de çalıştım belediyeler, milletvekilleri bakanlar yardımcı oluyor. Bakın Mersin'in bakanı Galatasaray'dan Culio'yu kopardı aldı. Şimdi bizim bakanlarımızdan da ben istiyorum. Bakan, milletvekilleri devreye giriyor koparıyorlar. Biz bu konuda kopukluk yaşıyoruz, buranın son derece alt yapısıyla ve üst yapısıyla mükemmel bir tesis haline gelebilir ama bunu içinde devletin yetkilileri girecek. Gaziantep büyükşehir belediyespor'da bizim kardeş takımımız onlar benden Mehmet Yiğit'i istediler verdim. Başka istediğiniz varsa vereyim dedim, çünkü onlar bizim kardeş takımımız ama lokomotif biziz. Önce Gaziantepspor desteklenecek ne olursa olsun burada şahıslar önemli değil şehrin takımı önemli" dedi.

ŞEHİRDE SİNERJİ EKSİKLİĞİ VAR

Bir kulübün başkanı, teknik heyeti, yöneticisi ve futbolcusunun şehri temsil eden kişilerin olduğunu savunan Karaman, "Zaman zaman kırgınlıklar olabiliyor. Ya medyayla, ya orada daha önce görev yapmış yönetim kurulu başkanlarıyla oluyor, her şehirde buna benzer çekişmeler var fakat Gaziantep sanayisiyle, bakanlarıyla, milletvekilleriyle, büyükşehir belediye başkanlarıyla ve diğer belediyeleriyle, ekonomisiyle çok güçlü bir şehir. Burada yapıcı olmak lazım, sorunları ortaya net bir şekilde koyup, tartışıp her kes payına düşeni alması gerekir. Ben antrenmanda veya maçta şahsıma düşen payları almasını biliyorum, bunlar pozitif olarak ta negatif olarak ta. Yani yanlış kadroyla maça çıkabilirsin, yanlış oyuncu değiştirebilirsin veya oyunu doksan dakika kaçırabilirsin bunları yaptıktan sonra başka şeylere sığınmam. Gerçekten şehirden takımı idari anlamda, teknik anlamda, oyuncu anlamında bütünleştirmek gerekiyor. Burada herkese görev düşüyor, ortada paylaşılamayan ne var, bu takım kalıcı ama bizler gelip gidecek. O zaman kalıcı olan kimselerin ortak noktayı bulması gerekiyor, burada büyüklerimize de görevler düşüyor. Buranın çok büyük sanayisi var bir veya iki futbolcu da onlar hediye edebilir bunlar zor mu ki, şehirde bir sinerji eksikliği var bunu giderecek birileri eksik" dedi.

SEVGİ ORTAMININ OLUŞMASI LAZIM[page_end]

İbrahim Kızıl'ın hevesli bir başkan olduğuna değinen Karaman, "Ben bu kulübün teknik direktörüyüm, başkan benim büyüğüm ona saygılı olmam gerekiyor. Yönetimimin, başkanımın aleyhinde konuşacak veya suçlayıcı bir şey olmaz. Eksikliklerimiz olabilir ama başkan heyecanlı ve hareketli bir insan mutlaka eksikler olacak. Biz yanlışlarımızı tartışıyoruz, benim tahminim geçmişte ki olaylar burayı bölmüş. Bir defa bakın sevginin olmadığı bir yerde güven olmaz, sevgi ortamı olacak. Bunların oluşması lazım bunu içinde bürokratların devreye girmesi gerekiyor. Bunlar benim işim değil kafamda çok projeler var, takımı düşünüyorum, maçı düşünüyorum, diğerlerini düşünüyorum" dedi.

KIZIL HERŞEYE DOĞRU SÖYLÜYORSUN DİYOR

Gaziantepspor üzerinden ırkçılık söylemler yapanların faşist düşünceli olduklarını söyleyen Karaman, " Geçenlerde yaptığım bir röportajda kendimi örnek olarak ortaya attım ve şehir beni sevmiyor dedim. HalbUki biliyorum beni seviyor. Yani şimdi başkan, yönetim sabırlı olacaksın, yaklaşacaksın, belki bizde yaklaşmamız gerekiyor, bu da ayrıca bir olay.. Bizimde insanları kucaklamamız gerekiyor. Şehrinde şunu demesi gerekiyor, 'Biz böyle başkan istemiyoruz' böyle bir şey olabilir mi? Şimdi bakalım Gaziantepspor'un geçen sezon ki kadrosuna baktığımızda Anadolu'nun en iyi kadrosu burada. Bir önce ki kadroya bakın UEFA'ya oynamış en iyi kadro orada. Bu kadroyu bu yönetim kurmuş. Oradan gelelim bu yönetim süper kadro kurmuş ha başarılı olmuş olmamış ayrı. Bir sene UEFA'ya gitmiş sonra ki sene kümeye düşmekten kurtulmuş bunlar olabilir ama iyi kadro kurmuş. Bu sene gelişim senesi, bu sene beklenti çok onu ben biliyorum. Taraftar şimdi bu sene biz ilk beşteyiz diyor ama evde ki hesap çarşıya uymuyor. Yaşadığımız bir takım şikâyetler, başkanın içeriye girmesi bunlar şikâyetten doğan olaylar. Bu şikâyetler olmasaydı El Yasa ve Dany asla gitmezdi. Geçen sene ki kadroyu kurmuş başkan bunu yaparken de her şeyi göze almış. O zaman bu çerçeveden bakmak gerekiyor bunu da alkışlayacaksın. Mesela deniyor ya Gaziantepli başkan istiyoruz. Eee bu Gaziantepli değil ama sana süper takım yapmış. Taraftarlarımızın bu tutumu yanlış, zaten taraftarlarımızı bu düşünceye sokan, bu çatışmalardan doğan nedenlerden kaynaklanıyor. Nihayetinde benim başkanım İbrahim Kızıl, beni bu kulübe getiren o ama ben düşüncelerimi tabi ki paylaşırım ama paylaştığım zamanda Allah var adam her şeye çok doğru söylüyorsun diyor bir şey söylemiyor" dedi.

DANY TRANSFERİ

Dany'nin Galatasaray'dan önce yurt dışından da teklifler aldığını belirten Karaman, " Oyuncu gitmeyi kafasına koymuş, tutamıyorsun çünkü ciddi teklifler vardı. Başkan dışarıda olsaydı çok yüksek rakamlara da giderdi orada Galatasaray çok kurnazlık yaptı, durumu kurtardı. Kulübün ekonomik sorunu varsa oyuncu satar ama esas bana kalsaydı çok daha fazla fiyata satardım. Dany'nin gitmek istemesi önemli, Dany iyi top oynadı, gitmek istiyor bir de yaşadığız süreç var dolayısıyla gitti" dedi.

FUTBOLCULAR ŞEHİRLE BÜTÜNLEŞMELİ

Manisa'ya gittiklerinde de benzer sorunlar yaşadığını anlatan Karaman, "Orada ilk işimiz bir şehir turu yaptık neticeye baktığımızda halkın sempatisi çoğaldı. Futbol artık eskisi gibi değil, eskiden o şehirde en az 7 – 8 kişi o şehrin çocuğuydu. Antrenmandan çıktıktan sonra o şehrin çocukları caddelerde, sokaklarda dolaşırdı, akşam da oranın cafelerine giderdi ve takımla bütünleştirirlerdi. Şimdi bunlar o kadar değişti ki 10-12 yabancısı olan ve yabancısı olanlar vardı. İşi biten geliyor tesise izin günü ise şehir dışına gidiyor, şehirle iletişimi kalmıyor. Bu futbolun tamamen profesyonelleşmesine döndü. Futbolcu boş zamanını, ya kendisiyle, ya karısıyla ya da çocuğuyla geçirmek istiyor. Eskiden futbolcu Antep'te oturuyordu alıyordu çoluğunu çocuğunu çarşıda dolaşıyordu. 10 futbolcu 20 yeri gezdimiydi şehirde bir hareketlilik oluyordu. Gazetelere geliyordu buna benzer durumlar. Şimdi Sosa'yı nereye götüreceksin veya Yasin gelmiş nereye götüreceksin. Bunları yapmak için en az 5 tane Gaziantepli çocuk olacak veya çevre illerden oynayacak ki oraya dönüş olsun" dedi.

PROFESYONEL KİŞİLERİ BÜNYEYE ALMAK GEREK

Kulüp olarak profesyonel kişileri bünyelerine almaları gerektiğini ifade eden Karaman, "Yani fikir yaratacak, bunlar takip işi mesela store de organizasyon yapıp imza günü düzenleyecek. Etkinlik yapacaksın, 6 – 10 yaş grubu çocuklara forma dağıtacaksın. Ben mesela sipariş verdim iki ay sürecek bu yaş grubuna forma dağıtacağım. Bunlarla ilgili büyükşehir ve Şahinbey belediye başkanlarımızı da aradım. Onlarda söz aldım" dedi.

KULÜPTE BAZI DEPARTMANLARIN OLMASI GEREK

Türkiye'nin genelinde bazı gazetelerin yönetimin yanında, bazılarının ise karşısında olduğunu ifade eden Karaman, "Anadolu'da bir grup yönetimi destekler bir grupta karşı tarafı destekler. En yakın bir çevre illerimizden birinde önce başkanın yanındaydı oraya maç yapmaya gittik baktık düşmanı olmuş. Anadoluda maalesef bu işler böyle bu Gaziantep'te böyle Manisa'da çalıştım orada da öyledir. İstanbul kulüplerinde de ulusal medya vardır. Onlarda da aynı öyle, şimdi hangisinin yazarları daha güçlüyse onun yanında yer almak istiyorlar bu işler böyle yani. Bizde basın departmanı yok aslında onun da olması gerekiyor. Kulübümüz ve benim kafamda ki kulüp yapısı çalışma ortamında bazı departmanların olması gerekiyor ama bunları birden bire yapılması mümkün değil" dedi.

İŞİ ÇOK CİDDİ TUTMALIYIZ[page_end]

Gaziantepspor'un devre arasına kadar işi çok ciddi tutmaları gerektiğini belirten Karaman, "Fire vermemeliyiz, tabi bunun da sorumlusu benim, fire verilirse mutlaka bir takım eleştirilere maruz kalacağımı da biliyorum ama deneyimim, zor anlarda bile manevrayı bilecek oyunlarla dolu olduğunu taraftarlarımıza, da şehrimize de söyleyebilirim. Tabi ki gönlüm çok farklı şeyler var ama olaylar belimizi büktü, bir insan bir insanı şikayetlerden dolayı hapse girmesi, uzun süre orada kalması, şirketlerinin bir takım incelenmesi bunlar hep süreç işidir" dedi.

TAKTİK KONUSUNDA PABUÇ BIRAKMAM

2012 Avrupa şampiyonasında yaptığı yorumlarla eleştiri aldınız sorusunu cevaplayan Karaman, "Ben o şampiyonaya TRT3 kanalında futbol ateşinde çalışırken akredite oldu. Ben onlardan para da istemedim, ben sadece şampiyonayı yerinde izleyip, sistem, taktik ve teknik adamları yerinde izlemek istedim. Avrupa şampiyonası Dünya futboluna neler getirecek onlara bakacaktım. Ben teknik adam ve gelişim açısından özellikle gitmek istedim. 400 kilometreyi 12 saatte gidecek tırın arkasında çileyi çekecek tek yönlü yol ve bu çileye hiç bir teknik adamlar girmez. Oteller pis nerede yattığın belli değil, yemek sorunları, organizasyon sıfır ve bütün bunlara rağmen orada 1 ay kalmak her babayiğitin harcı değil. Bir hafta sonra geri de dönebilirdim ama maçlara gittiğin zaman oradaki ambians ve felsefe orada ki insanları etkiliyor. Bu program yapılırken bile bir takım eleştirilere maruz kalacaksınız. Eleştiri bu işin doğasında var tabi eleştirenlere de bakıyorum. Eleştiri yapanlara veya Twit atanlara bakıyorum herkes bunu yapıyor. Bakıyorum atılan Twitlere DJ'lik yapıyor ama adam teknik direktörlüğü biliyor, taktik yapıyor. Bazı oyuncuların isimleriyle ilgili yorumlar oldu. Mesela bazıları köyt diyor, Türkiye Kayt diyor yani ingiliz farklı aksanda Türkçe ismini telaffuz ediliyor, Alman farklı teleaffuz ediyor ama bizde yabancı hayranlığı var mesela Hollandalı öyle telaffuz etmiyor. Türk'se Türkçe telaffuz edecekler. Örneğin Hakan Şükür'e Sukur diyorlar, bu adamın adı Sukurmu ya. O zaman bizimkiler niye eleştirmiyorlar. Hami Mandıralı'nın ismini nasıl tecrüme etti, burada mutlaka doğru düşüncelere de saygı duyacağız ama taktik konusunda kimselere pabuç bırakmam. Eksik konuşabilirim ama pabuç bırakmam. İyi ki ben Avrupa şampiyonasına gitmişim. Yunanlı oyuncunun dışında birde Polonyalı oyuncu vardı, yok öyle bir orta saha. Ernst'in üç gömlek üstü ama gelmedi ne yapacaksın" dedi.

KAYSERİSPOR'U ÇOK BEĞENİYORUM

Transfer konusunda bir futbolcunun isminin geçtiği anda 20 menajerin kendisini veya kulübü arayarak yetkisinin kendisinde olduğunu belirten Karaman, "Ondan sonra oyuncu gelmiyor, araya başka şeyler giriyor. Böyle bir ortam var, Türkiye'de futbolcu transferi oturmuş değil, farklı farklı şeyler oluyor herkes bir kanaldan giriyor. Dolayısıyla sağlıklı birşey yapamıyorsunuz, teknik direktörüyle, yönetimiyle, başkanıyla istikrarlı olmak lazım yani istikrarlı olursanız teknik direktörün düşüncesi, kulübe katacağınız zenginlik, sisteme katkı hep bunlar zaman içerisinde olacak işler. Mesela ben Kayserispor'u çok beğeniyorum, Süleyman Hurma orada müthiş işler yapıyor. Kayserispor'un şu anki yerinde kalacağına inanmıyorum kesin oradan yukarıya çıkacaktır, bu kesin" dedi.

KULüBEN ZENGİ OLMAZSA YANDIN

Bu sezon oynadıkları Fenerbahçe maçının 3-0 bitmesinin inanılır gibi olmaması gerektiğini savunan Karaman, "Dört tane karşı karşıya pozisyonumuz var onları yazacaksınız orada, açık ve net söylemem gerekirse 72. Dakikadan sonra oyuna aldığım oyuncular skoru belirledi ve oyuna hiç bir şey vermediler ama çıkarttığımız oyuncularda sahada resmen bitmişti, çok yorulmuşlardı. Ama üç maçta bunun tam tersi olsaydı bu seferde diğer şekilde eleştiri alacaktık. Hamle gücü çok önemli kulüben zengin olmazsa yandın, ilk onbirin istediğin kadar iyi olsun ama kulüben zengin olmazsa işe yaramaz. Savaşa gidiyorsun ateş ediyorsun, arkandaki malzemen iyi değilse istediğin kadar ateş et, futbolda aynı. Sivasspor maçında çok talihsiz gol yedik ve hemen ardından beraberliği yakalayabilirdik. İbriçiç'in yanında iki adam boş pozisyondaydı onu atsaydı ondan sonra oyun yine dönebilirde ama ondan sonra ki oyuncu değişikliği de katkı sağlamadı. Ben her maçta değişik oyuncuları oynatmam belli bir yere kadar ondan sonra da başkaları şans alır, ben takım sistemini yakalamak zorundayım" dedi.

FUTBOLCU YORUMLARI

Genç oyunculardan Taşkın Çalış ve Orhan Gülle'den beklentilerinin olduğunu açıklayan Karaman, "Bekir Ozan Has'ın bu sene daha iyi oynamasını istiyorum, daha fazla katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sene Mahmut Bezgin ve Eray Birniçan çok iyi çalışıyorlar, ikinci yarıdan sonra Tufan gelebilir. Şimdi Yasin Pehlivan benim güvendiğim oyuncu, Bekir orada, İbriçiç ve Medunjanin'in geldi, şimdi iki kişi oynayacak iki kişi kulübede oturacak ama..

GELDİM AMA ŞANSSIZLIK YAŞADIM

Kendisine bu zamana kadar sürekli ligde sonuncu olan takımların talip olduğunu belirten Karaman, " Kimse al şu takımı şampiyon yapın demedi ama herkesi de kurtardım ikinci ligden Rizespor ile Antalyaspor'u çıkarttım. İkisinin de çıkma şansı yokta ama çıktılar. Ben biraz geçimsiz adamım kulüplerde başarılı olduğunuz zaman bir takım isteklerimiz oluyor bunu Manisa'da devam ettiremedik veya diğer kulüplerde de yapamadım. Ankaragücü'ne üç kere geldim üçünde de kurtardım, kötü antrenörü üçüncü kez getirirler mi. Türkiye'de sıkışınca iyi antrenörü çağırıyorlar, sıkışmayınca alıyorlar çalıştırıyorlar olursa oldu olmazsa gönderelim iyi bir antrenör getirelim diyorlar. Ben buraya gelirken başkana beni takımı kurtarmak için getirme, ben bu takımı şampiyon yapmak istiyorum dedim. Ben ilk üçte oynamasını istiyorum ben onun için geldim buraya ama şanssızlık yaşadım. Ben TRT3' te çok güzel çalışıyordum yoksa ne işim vardı burada 12 hafta anamız ağladı. Neden böyle sıkıntılara gireyim ama biz teknik ekip olarak biraz daha fazla çalışıp, biraz daha oyuncu kapasitesini çalıştırıp yeni oyuncular çıkartıp gene zorlamaya çalışacağız nihayetinde futbol oyuncularla ve kaliteyle oynanıyor.

ÖZEL HAYATA VAKİT OLMUYOR

Futbol dışında kitapların kendisi için ok önemli olduğuna değinen Karaman, "Benim odamda evimde her yerde kitaplarım vardır. Bunları kısım kısım okurum. Sinemayı, tiyatroyu çok severim. Güzel oyunlar sahneleniyorsa takımı tiyatroya götürelim bir gün. Tatil yapamıyoruz özel hayat yok sıfır yaşantı var. Örneğin Trabzon maçını oynadık maçtan sonra analize oturuyorsun üç – dört saat o günün bitti, şimdi oynayacağınız Kasımpaşa maçı var o da öyle sürüyor birde antrenmanlarınız var insanın özel hayatına, dinlenmeye vakti olmuyor. Birde öyle çalışırsınız, vaktiniz bol olur. Ben önce otelde kalıyordum ama şimdi kalmıyorum orada nasıl gideceksiniz sabah erkenden idmana geleceksiniz gece saat birde gideceksin sabah bir daha geleceksin. Oteli iptal ettim burada kalıyorum, birde güzel oksijenli havası var buranın" dedi.

FUTBOLCU BAKLAVA YERMİ?

Futbolcuların baklava yemelerinin önemli olduğunu açıklayan Karaman, "Ben oyuncuların baklavasına maç yapmalarına ve yemelerine karşıyım. Yasak ama normalde ben birşey demiyorum oyuncu baklava yermi ya sütlü mamül yesin ama baklava ölüm demek. Taraftarlar baklava getiriyor ama alıyoruz işte ne yapalım, geleneği bozmayalım, fıstık getirsinler. Baklava hamur, şeker çok oyuncunu şekerini bir anda yükseltiyor ondan sonra pat dibe vuruyor. Sindirimi çok zor, kilo aldırıyor, bağışıklık sistemini geliştiriyor her gün adam tatlı yiyor olacak işmi bu ama sütlü mamulü yesin, muzlu balı yesin adam devre arası ballı süt içiriyor" dedi.

MANİSA'DA 7 AY MAAŞ ALAMADIK

Kendisinin ve ekibinin Manisaspor'da görev yaparken yedi ay maaş almadığını açıklayan Karaman, "Ama o takım çatır çatır gitti, buna son derece karşı çıkarım böyle birşey bizi durduramaz. Mutlaka bazı dönemlerde durgunluğumuz olacak küseriz ama bunun maddi anlamda olması mümkün değil. Bazen istedğiniz şeyler olmayınca, gönlünüzden geçenler olmayınca üzülüyorsunuz ama rakibinize de boyun eğmek istemiyorsunuz. Maçta neden beni rakip takımın antrenörü yensin, şimdi Fener maçında bir Sapara olsaydı bakın ne oluyordu, çünkü İbriçiç tek kadı orta saha oradan gidiyor o zaman maç arklı olurdu" dedi.

SAPARA'YA TAKILI KALDIK

İbriçiç ve Sapara ikilisinin orta sahada çok işler yapacağını anlatan Karaman, "İbriçiç'i forvet arkasında oynatıyorum ama o daha arkada da oynayabiliyor. Benim yetiştirip bildiğim ve yetiştirdiğim oyuncular vardı Manisaspor'da onlardan talebimiz oldu fakat kümeye düştüklerinden dolayı yüksek maliyet istediler. Mesela Yiğit ile Ahmet İlhan'ı büyük paralara sattılar. Son dönemde Akaminko olabilirdi o da genç ve dinamik bir oyuncu tabi biz işin gerçeğini vurgulamakta fayda var Sapara'ya takılı kaldık, o iş bitti diye çok şeyler oldu, kadroyu yaptım süper bir takım olacaktı ve hatta Sapara o gece burada kaldı o derecedeydi. Tabi Trabzonspor'da da büyük kriz var sen Sapara'yı istiyorsun onlarda ya Muhammet'e, ya Cenk'e, yada Serdar'a talip oluyorlar. Bu sefer para diyorlar veya para vermem diyor yada Vitek'i de al diyor. Yani iki üç günde bir birşeyler çıkartıyorlardı. Son günde de yeni birşeyler çıkarttılar bu da olmadı" dedi.

ÜÇ OYUNCUYU ALDIM

Alt yapıdan üç futbolcuyu A takıma çıkarttıklarını belirten Karaman, "İki de kaleci A takımda Adana ile oynanan özel maçta bu genç oyuncuları keşke bir on dakika daha önce oyuna soksaydım onlar bu sene öğreniyorlar. Ben Manisaspor'da da öyle yaptım. Şu anda Manisaspor'un alt yapısında yetişen 5 – 6 oyuncu liglerde oynuyorlar. Seneye bu çocuklar acaip zorlarlar. Alt yapının maçlarını ya yardımcı hocalarımı gönderiyorum yada buraya çağırıp hepsini buradan görüyorum. Ben burada onları izlerim notumu alırım ve şu oyuncuları yukarı istiyorum derim" dedi.

Ali Budak - Gaziantep27 Gazetesi

Günün Önemli Haberleri