Burak Yılmaz'dan dobra açıklamalar

Fitbol Dergisi Ekim sayısında, Galatasaraylı golü Burak Yılmaz ile röportaj yaptı.

Fitbol Dergisi gündemi sarsmaya devam ediyor. Derginin Ekim sayısındaki haberlerden biri de Galatasaray taraftarının merak ettiği soruların cevaplarına ışık tutacak nitelikte. Burak Yılmaz ile röportaj yapan dergi, golcünün bilinmeyenlerini okurlarına sundu.
 
''Bir maçta 3 gol atmış halimle, üst üste 3 net pozisyon kaçırmış halim aynı. Arasında hiçbir fark yok. Sadece işimi daha iyi yapmakla, daha fazla gol atmakla ilgileniyorum. 5 değil 15 gol de atsam; 3 değil 13 gol de kaçırsam aynı duyguyla işimi yapmaya devam ediyorum. Sanırım golcülük böyle bir duygu.''

DÖNÜŞÜMÜN BAŞLANGICI 
 
''2011 senesinde başladı dönüşümüm. Bir kanat oyuncusundan bir santrafor oyuncusuna dönüşüyordum. Şenol Güneş hocam, Umut'un takımdan ayrılmasından sonra beni forvet olarak görevlendrdi. Ben de üstesinden geldiğimi düşünüyorum. Değişmem ve gelişmem gerekiyordu. Bu konuda çok çalıştım. Hala da çalışıyorum. Aslında Umut gitmeden de zaman zaman forvette oynuyordum. Özellikle Milli Takım'da Hiddink beni Trabzon'da kanatta oynamama rağmen gole en yakın adam olarak görevlendirmişti. Onun da bu dönüşümde çok katkısı oldu.''

''Bir kez gol atmaya başladığınız zaman insan sürekli o duyguyu yeniden yaşamak istiyor. Bende de öyle oldu. Gol atmak tarifi çok zor bir duygu. Attıkça sürekli daha fazlasını bir fazlasını istiyorsunuz.''

''Ben çoğu golü bir gece önceden hayalimde atıyorum. Rakip takımın stoperlerini izlerim onların neler yaptığını öğrenmeye çalışırım. Bunu yapınca da kafamda hayali pozsiyonları oynatmaya başlarım'

''TOP AYAĞIMDAN ÇIKTIĞI ANDA...'' 
 
''Pozisyon almak, sezgilerine güvenmek, iki adım sonrasını, bir sahne sonrasını düşünmek bunların hepsi golle buluşmak adına çok önemli şeyler. Ben sezgilerimi zaman içerisinde daha iyi kullanmaya başladığımı düşünüyorum. Ama bütün bunların toplamı bir gol etmiyor. Golü gol yapan vuruş anındaki kararlılığınız ve nasıl vuruş yaptığınız. Top ayağımdan çıktığı anda gol olup olmayacağını anlayabiliyorum. İçimden sevinmeye bile başlıyorum.'' 
 
''HAYALİMDE O GOLÜ ATARIM'' 

''Ben çoğu golü bir gece önceden hayalimde atıyorum. Yıllardır maçlardan bir gece önce o kadar heyecanlanırım ki, kafamda sürekli sahada neler olacağını düşünürüm. Rakip takımın stoperlerini izlerim, onların neler yaptığını öğrenmeye çalışırım. Bunu yapınca da kafamda hayali pozisyonları oynatmaya başlarım. Maç günü geldiğinde de zaten hayalimde attığım o golü sahada da atmış olurum. Ben esas golü maçtan bir gece önce atıyorum özetle.''

''DUYGULARIMLA HAREKET EDİYORUM'' 
 
''Ben de her Türk futbolcu gibi biraz duygularımla hareket ediyorum. Ama zaman içerisinde bu baskıyı olumlu kullanmayı da öğrendim. Ben zaten uzunca süredir üstümde büyük bir baskıyla oynuyorum. Sürekli başarı için şampiyonluk için oynuyorum. Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorum. Bu durum zaten üstümde bir baskı yaratıyor. Onu olumlu kullanmayı öğrenmezsem işimi yapamam. Elbette sevildiğini bildiğin bir atmosferde oynamak çok daha güzel. Ama yuhalandığım, sevilmediğim bir statta da bu olumsuz ortamı kendi yararıma kullanıp motive olabilirim. Üst düzey futbol insana bunu öğretiyor. O baskıyı işinize yarar kullanmayı, bunu nasıl yapacağınızı size zaman içerisinde kendliliğinden gösteriyor.'' 
 
''GOLCÜLÜK BÖYLE BİR DUYGU'' 

''Bazen çok net pozisyonlar kaçıyorum. Bazen üst üste geliyor. Ama oyundan düşmüyorum. Çünkü 90 dakika boyunca kaç gol attığımla, kaç gol kaçırdığımla ilgilenmiyorum. İçimde o gol atma duygusu hiç gol atamadığım maçta da var. 5 gol attığım maçta da var. Yani bir maçta 3 gol atmış halimle üst üste 3 net pozisyon kaçırmış halim aynı. Arasında hiçbir fark yok. Sadece işimi daha iyi yapmakla daha fazla gol atmakla ilgileniyorum. 5 değil 15 gol de atsam; 3 değil 13 gol de kaçırsam aynı duyguyla işimi yapmaya devam ediyorum. Sanırım golcülük böyle bir duygu.''   
 
''BEŞİKTAŞ'TA OYNADIĞIM DÖNEMDE'' 

''Beşiktaş'ta oynadığım dönemde kanat oyuncusuydum. O zaman görevim farklıydı. Orada da elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Ama o sırada böyle bir golcü bir yapım olduğunun ben de farkında değildim. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyordum. Sonuçta ön libero oynasam tek pas yapacağım, kanat oynasam top süreceğim; forvet oynuyorum ve gol atmak zorundayım. Bunu yapmaya çalışıyorum. Eskiden topla çok etkili koşullarım vardı. Zaman içerisinde forvete evrildiğimden için bu toplu koşular yerine, savunma arkasına topsuz koşular yapmayı denedim. Bunun için de çok çalıştım. Çünkü topsuz koşu yapmak kusursuz bir zamanlama gerektiriyor. O zamanlamayı ayarlamak için ofsayta düşmemek ve savunma bloğu arasında bir delik bulmak için sürekli kovalamak gerekiyor.''

''GOLE ULAŞMANIN EN KESTİRME YOLU...'' 
 
''Bunu her gün daha iyi yapmak adına uğraşıyorum. Aslında yaptığım şey bir forvetin yapması gerekenden ibaret. Hangi mevkide oynarsam onun gereğini yapmaya çalışıyorum. Hepsi bu. Bana göre topsuz koşu yapmak gole ulaşmanın en kestirme yolu. Ben de onu yapıyorum.''

Günün Önemli Haberleri