Ak Parti ve Cemaatin rolü var mı?

Ak Parti ve Cemaatin rolü var mı?

Muhammed Işık muhmed42@gmail.com

3 Temmuz 2011 tarihinden itibaren yaşanan Şike ve Teşvik sürecini dikkatle takip edenler iyi bilirler ki bu konuda her zaman Fenerbahçe ve diğerleri diye adlandırmaya çalıştılar. İddianamede ve ek tapelerde Trabzonspor, Beşiktaş, Sivasspor ve başkaca takımlar varken hep Fenerbahçe üzerine gidildi. Sanki tüm iddialar yanlış sadece Fenerbahçe için söylenenler doğruymuş gibi anlatılmaya çalışıldı.

Sadri Şener Televizyon ekranlarında sürekli “şike sahaya yansımamış peki devletin savcısı ve polisi yalan mı söylüyor” diyor. Fenerbahçe ile ilgili söylediklerine bu kadar inanırken neden Trabzonspor hakkında söylediklerine gülüp geçiyorsunuz. Kardeşim memlekette program moderatörü kalmamış ki, bu soruyu sorsun. Devletin savcısı Fenerbahçe ile ilgili söyledikleri doğru ama Trabzonspor için söyledikleri yalan! Kusura bakmayın Sadri bey ama adaleti sadece kendiniz için istemeyin. Fenerbahçe ile ilgili ortaya atılan iddialar var ama sizin için ortaya atılan iddialar nedense gündeme getirilmiyor. Telefon tapelerinde çok net ifadeleriniz yer alıyor. İşi siyasi boyutlara taşıyorsunuz. Bunlar çok net bir şekilde yer alırken ve bunları ekranlara doğru dürüst taşımayan basın varken namustan adaletten bahsetmeyin. Devletin savcısına ya inanacaksın ya da inanmayacaksın. Kendi takımını nasıl savunuyorsan Fenerbahçe camiası da savunmak zorundadır. Fenerbahçe takımının şikeye ihtiyacı yoktur. Bunu bu yılki başarısı ile ispat etmiştir.

Ben şike ve teşvik sürecinde olup bitenleri anlamakta güçlük çekiyorum. Aziz Yıldırım ile olan hesaplarını Fenerbahçe üzerinden görmeye kalkanlar, Fenerbahçe camiasında çatlaklar olacağını sananlar yanıldılar. Camia olduğundan daha da bütünleşti. Devletin savcısı ve polisi şike ve teşvik konularında ne kadar bilgili? Hayatlarında kaç kez o sahaya ayak basmışlar? Kaç kez maç izlemişler? Sporla olan ilgileri nedir? Bunları bilmeyen birilerinden bu konuda ne kadar doğru karar çıkar? Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’ı aklayan Pfdk, yönetici ve birkaç oyuncuyu suçlarken hiç düşünmedi mi? Herkesin temiz olduğu bir yerde bu adamların suçu ne? Bu adamlar şikeyi nasıl ve kimle yaptılar? Birkaç kişiyi suçlayarak Fenerbahçe’ye ve taraftarına “sizi kurtardık” mesajı vermek istiyorlar. Fenerbahçe suç işlemedi ki kurtarasınız. Ben varsa da yoksa da bu işi ahirete havale edenlerdenim. Dua ediyorum ki var olduğu da yok olduğu da ispatlansın. Bu süreçte özellikle Sadri Şener’in tutumunu beğenmiyorum. Trabzonspor suçlandığında “masumuz kupamızı verin” diyor, Fenerbahçe suçlandığında “devletin savcısı hakimi yalan mı söylüyor” diyor. İkili oynamak insanların gözündeki değerini ve saygınlığını bitirdi.

Bu olayları Akparti - cemaat çekişmesi gibi görünmesine de anlam veremiyorum. Terör olaylarında, mit olayında, şike ve teşvik davalarında sürekli Cemaatin ve Ak Parti’nin gündeme gelmesi bu işin ne kadar derin boyutlara uzandığını gösteriyor. Bence bu işler cemaat ya da Ak Parti işi değil. Hepsi ile hesabı olan birileri bu işi tezgâhlıyor. AK Parti ülke meseleleri ile uğraşıyor. Hizmetleri konusunda Allah razı olsun. Başbakan özellikle ilk aşamada bu sürece dahil olmak istemedi. Uefa ile olan görüşmelerde ise Platini ile görüştü. Cas davasının çekilme sebebi de Başbakan’dır. Başbakan emretti, Fenerbahçe davayı çekti. Davanın geri çekilmesi Ülke futbolunu tehlikeye atmamak içindi. Fenerbahçe bu durumda bile devletin dediğini yaptı. Zaten Aziz Yıldırım ne çekiyorsa Başbakan ile olan yakınlığından çekmiyor mu? Ak Parti’den intikam almak isteyenlerin bu işin arkasından çıkacağından eminim.

Cemaat meselesine gelince de ben cemaatin dünyada, neredeyse bütün ülkelerde dilimizi öğretirken, dinle imanla uğraşırken bu işlere kalkışacağını düşünmüyorum. Ayrıca vebal işi gerektiren konularda insanları suçlamak hoş değil. Yapılan hizmetler, okullar, Kuran Kursları, sohbetlerin hepsi Allah rızası için yapılıyor. Biraz daha geniş pencereden bakın. Cemaat her işi bırakıp Fenerbahçe ile uğraşacağına kendisi takım satın alıp onun başına geçerdi. Şunu da belirtmeliyim ki cemaate mensup yazarlar bu işi çok kaşıdılar. Sanki suç varmış gibi kesin tavır takındılar. Televizyon kanallarında biraz ağır konuştular. O kişiler bilinçli mi yoksa dikkat çekmek için mi yaptılar bilemem. Yaptıklarının suç olduğunu ve herkes gibi sürecin sonunda onların da hesap vermesi gerektiğini bilmelerini isterim.

Özetlersek her zaman söylediğimi tekrar ediyorum. Aziz Yıldırım operasyonu yapılacaksa bunu gerçek deliller varsa onlarla yapmalılardı. Fenerbahçe üzerinden gittikleri yolun sonu yok. Para sayma görüntüleri, senetler, ses kayıtları ne oldu? Bu başlıkları atan ve gündemde tutanlar şimdi ne düşünüyorlar acaba? Aziz Yıldırım askeri ihalelere girmesin, Nato Müteahhitliği sebebi ile öncelikli olmasın diyorlarsa ya da başkaca bağlantıları var ve bunların delilleri var ise kişisel hesabı o şekilde görmelisiniz. Demek ki mevzu bahis olan ihalelerle ilgili herhangi bir suç teşkil eden durum yok. O zaman boşa kürek çekiyorsunuz.

Ben inanıyorum ve istiyorum ki 2 maçta 2 kupa gelsin ve bu birliktelik sezon boyunca verdiği mücadelenin karşılığını alsın. Fenerbahçe sezonu kupasız mı kapattı? Taraftar  “canları sağ olsun” demesini de bilir. Bu maçta taraftar asla olay çıkmasını bekleyenlere prim vermemelidir. Malum kişilerin beklentilerini boşa çıkarmalıdır. Galatasaray şampiyon olursa bile alkışlayarak herkese ders vermelidir. Neticede bu bir spordur. Spor yapılma amacı bellidir. Gelin bunu hep birlikte tekrar hatırlatalım.

Son olarak Sadri Şenere sormak istiyorum. İzlediğimiz görüntülerden sonra çıkıp özür dileyecek misiniz? Siz Trabzonspor'un başından gitmediğiniz sürece o klüp başarılı olamaz. İstanbul'dan uzaktan kumanda ile kulüp yönetilmez.