Ben dahil bir çok medya mensubu yazarlar Adnan Polat'ı ve Adnan Sezgin'i bir çok defa acımasızca eleştirdik. Fakat bu eleştiriler genellikle Galatasaray'ın futbolda kötü gidişi ile ilgiliydi. Hatta başta Hıncal Uluç olmak üzere bazı yazarlara Adnan Polat'ın ve Adnan Sezgin'in futboldan anlamadığını bile söylediler. Bunlara kimsenin bir diyeceği olamaz, çünkü her yazarın veya yorumcunun eleştiri hakkı vardır. Ama eğer bu eleştiriler artık çizmeyi aşıp, hakaret ve iftiraya yönelirse, bizimde burada yazacak birkaç lafımız olur elbette.
Aylardır medyada Adnan Polat üstünden Galatasaray'ı yıpratma kampanyası yürütülüyor. Amaç Sayın Polat'a zarar vermek değil; Galatasaray'a zarar vermektir. Bu artık gün gibi aşikardır.
Önce geçen sezonun sonlarına doğru 'Sayın Polat Aziz Yıldırım ile benim bildiğim bazı sebeplerden dolayı baş edemez' diyen Ahmet Çakar fitili ateşlemiştir. Daha sonra bir gazete ' Sayın Polat'ın uzak doğuda sapıkça ilişkiler yaşadığını, bu ilişkilerin kasetininde Sayın Mesut Yılmaz'da olduğunu ve Sayın Mesut Yılmaz'ın kendi kumar borçlarını ödemek için Adnan Polat'a santaj yaptığını' hiç utanmadan manşetine taşımıştır. Adnan Polat o gazetenin genel yayın yönetmeni olan Fatih Altay'lı yı arayıp bu haberi sorduğunda aldığı cevap ' Yanlış habermiş kusura bakma başkan' olmuş. Ne kadar güzel bir ülkede yaşıyoruz değil mi? Sen bu ülkede senelerce Dış işleri bakanlığı, Başbakanlık ve Ana Muhalefet Partisi liderliği yapmış bir kişiyi santajcı ve kumarbaz yap; bu ülkede Galatasaray gibi bir takımın başkanlığını yapan kişiyi de sapık ilan et; sonra da gel ' kusura bakma yanlış habermiş' de. Oh ne ala dünya.
Tabii ki yapılanlar bununla da kalmıyor ve sonra devreye büyük hakem ! ve büyük yorumcu ! (Atılmadığı televizyon kanalı kalmadı) Ahmet çakar girip televizyon programında ' Hakem Kurt bilmem ne Berger'den bahsedeyim mi?, Kot adı Rami'den bahsedeyim mi? Yoksa 92-93 yıllarında ki Moskova'dan bahsedeyim mi? ' diyerek açık bir şekilde Polat'ı tehdit ediyor. Meğersem Ahmet Çakar'ın ' Sayın Polat'ın Aziz Yıldırım ile baş edemez in altında yatan gerçek; yine Polat'ın 92-93 yıllarında Moskova'da hem de Adnan Sezgin ile birlikte uyuşturucu ve kadın konusunda yaşadıkları ve yine böyle bir kasetin Aziz Yıldırım'da olduğuymuş' Düşünebiliyor musunuz ? Bir tarafta Türkiye'nin en önemli klüblerinden birinin başkanı santajcı; bir diğeri ise uyuşturucu müptelası.
Tabii ki Polat NTV de yaptığı söyleşide tüm bu konulara açıklık getirdi. Daha sonra ise söz yine eski büyük hakem Ahmet Çakar'a geldi. O programı izleyince her şeyden önce bir insan olarak üzüldüm ve yüzüm kızardı. O konuşmayı uzun uzuna anlatmayıp kısa kesiyim. Meğersem o kurt bilmem ne Berger'in ve kod adı Rami'nin Sayın Polat ile hiçbir alakası yokmuş; meğersem Ahmet Çakar'ın söylediği konunun Moslova'da sözde yaşanılanla da bir alakası yokmuş; belki bir mafya işini demek istemiş; meğersem bu olay zaten spor kamu oyunda bir dedikodu olarak var olduğuymuş. Yok ya; ne güzel iş; önce iftira atmayı dene sonra da tutmayınca ' eh böyle bir dedikodu zaten var' de. O zaman bende senin hakkında kulağıma gelen her türlü dedikoduyu bu satırlara taşıyayım ve sana iftira atayım.
Esasında bu olayın gerçek yüzünü TV 8 programında Sinan Engin Faik Çetiner'e anlatıyor. Her ne kadar dostum dediği Ahmet Çakara toz kondurmak istemese de; Sinan Engin'in vermiş olduğu satır araları mesajlardan olayın gerçek yüzünü anlıyorsunuz. Aziz Yıldırım Sinan'ın ve Ahmet Çakar'ın bulunduğu masaya gelip; 'böyle bir şeyin olmadığını ve kendisininde böyle olaylara hiçbir zaman alet olmayacağını söyleyerek ' konuyu kapatıyor. Ahmet Çakar'da bunu üzerine tornistan yapıp 'esasında benim bildiğim veya söylemek istediğim konu bu değildi' diyor. Ne kadar komik ve acınası bir durum değil mi?
İşin daha da ilginci; Ahmet Çakar'ın bu iddaalarına Sayın Polat canlı yayında cevap verince Ahmet Çakar diyor ki ' Sayın Polat bize laf yetiştireceğine kendi klübünü doğru yönetsin'. Bunu da duyunca pes dedim. Sen hem birisini karalayacaksın, hem de o kişi sana cevap verince ; 'bana laf yetiştirme ' diyeceksin. Bravo doğrusu !
Tabii ki bu medyanın bonbardımanları bununla da bitmiyor. Sıra Galatasaray takımından sonra şimdi de Galatasaray taraftarlarına geliyor ve Erman Toroğlu tarafından Galatasaray'ın o büyük taraftarları 'paralı asker' konumunda gösteriliyor. Meğersem Adnan Polat Galatasaray taraftarlarına Adnan Sezgin'i protesto etsin diye para vermiş. Tabii ki en ilginci ise Erman Toroğlu bu iddiasını 'kulağıma geldi' diye beyan etmesidir. Siz her kulağınıza geleni söyleyin de; nasıl olsa 100 taneden biri doğru çıkar ve sizde 'kahraman' olup bulunduğunuz medyanın reytinglerini arttırırsınız.
Tabii tüm söylemler bunlarla da bitmiyor. Işın Çelebi gibi bu ülkede bakanlık yapmış; Galatasaray'a zarar vermeyeyim diye hiçbir TV davetini kabul etmeyen bir kişi; Galatasaray'ın yeni stadı için yapılacak otopark ve büfe ihalelerine fesat karıştırmakla suçlanıyor.
Bir diğer iftira ise, her biri çok zengin olan Galatasaray yönetim kurulu üyelerinin eşlerinin futbolcu transferlerinden komisyon almak için şirket kurduklarıdır. Artık buna yorum yapmaya bile gerek duymuyorum, çünkü buda Altaylı'nın kendi yazısında bahsettiği gibi sadece duyumlardan ibarettir.
Şimdi de yine ve her zaman olduğu gibi Arda yıpratılıyor. Bu da sadece duyumlardan ibaret. Bende gittiğim otellerde belki 100 kere odamı değiştirmişimdir. Belki odada fazla gürültü vardır, belki küçüktür belki bir yerden koku geliyordur vs.vs. Federasyon bunu açıkladı ve dedi ki 'evet oda değiştirilmesi doğrudur fakat söylenildiği gibi bu oda Cumhurbaşkanlığı odası değildir.' Yahu kardeşim madem bir şey yazıyor sunuz; yazdığınız bu şeyi araştırmak çok mu zor?
Hayret edilen bir diğer konu ise; bunca iftiraya rağmen diğer medya kuruluşlarında olan yazar veya yorumculardan tek bir laf bile çıkmaması.
' ÇAMUR AT İZİ KALSIN'
Sevgiyle kalın















































































Ornegin bu sezgin neyin nesi kimin fesidir anlamis degilim.
Polat yipranmak pahasina neden bunu savunuyor, neden bu kadar mahkum anlayamiyorum.
Ya da Ustunel neden uzaklastirildi bilen biri anlatirsa sevinirim.
Velhasil bence Polat eski polat degil. Bunun nedeni bir santajmidir, farkli cikarlarmidir, beceriksizlikmidir, ya da baska biseymidir bilemiyorum...