Başardın sonunda..
Bütün sene sallandırdığın yüzünle…
Arkana aldığın yöneticilerin gücü ile karşı çıktığın transferlerle takımı sabote etmenle…
Hakkında çıkan, Fenerbahçe’yi olumsuz etkileyen tüm haberlere, dedikodulara suskun kalmanla…
Devre arasında Fenerbahçe’ye hiç acımadan, herkes transfer beklerken yaptığın Brezilya tatilinle…
Futbolcular Daum’a karşı ne zaman kazan kaldırsa, verdiğin örtülü destekle…
Helal olsun. Her Fenerbahçeli, aşık olduğu renklere hizmet vermek ister. Sen de öyle. Aradaki tek fark, sen başkasını bitirerek geldin. Sabırla ördüğün kaos ağlarına düşürdüğün kişinin yerine geçerek..
O sonrasında istifa ettiğin maç vardı ya… Hani sende “diğerleri” gibi olmuştun, Fenerbahçe’ye karşı takımını ayrı motive ediyordun… Ve Fenerbahçe’ye çelme takamadığın maç sonrası, Fenerbahçe gibi bir asırlık çınarı “Sistem” diye eleştirmiştin ya… Şimdi sen sistemin ta kendisi oldun o halde değil mi…
Muhtemelen 2.5 – 3 ay kadar sonra büyük depremlerle, muhtemelen yanında birileri ile birlikte gideceksin… Ben Ümit Özat’ın yerinde olsam arayı sıkı tutardım. Geçmişiniz hemen hemen aynı. Teknik Direktörlük kariyeriniz de. O sarfettiğiniz sözler, asılsız iddialar, “sistem” gibi “şike” gibi suçlamalar sonrası nasıl oldu da geldiğini öğrenmeli Ümit Özat. Bir iki sene sonra Ümit de “efsane” ilan edilir, o da Teknik Direktör olur Fenerbahçe Teknik Direktör yetiştirme ve deneme platformunda. Her sene bir mezunu cepleri parayla dolu gönderiyor… Prestijli ve avantajlı bir akademi…
Planın son kısmı (sana göre), bugüne kadar muhtemelen imza aşamasına kadar getirip, Daum’un üzerindeki baskı kalkmasın diye beklettiğin transferler arka arkaya patlayacak. Aykut geldi ve her şey yoluna girdi işte… Basın mı? Zaten Fenerbahçe’nin başına gelen bu korkunç olayın farkında olduğundan, pof poflanacaksın. Kimseler senle uğraşmaz Hocam…
Kafası karışık, üzgün, öfkeli, hayal kırıklığına uğramış taraftar her yerde senin adına yazılmış zafer şarkıları söylüyorlar… Senin akıbetini bilenler ise, o kötü günde yaşadığını yaşamayı diliyorlar… Yanlış anons olsun bu…
Hani Mantalite Değişimi?
Çoban bir gün keçilerini otlatırken semiz, sağlıklı bir yaban keçisi sürüsü bulur. Dil döker, yalvarır, gelin benim sürüye katılın size çok iyi bakarım, bakın önümüz kış, kurt var, ayı var, sıcak ağılda kalın rahat rahat der. İkna olur yaban keçilerinin başı, aynı akşam katılırlar sürüye. Akşam ağılda çoban görünür kapıda. Kendi keçilerine bir balya saman atar, dağ keçilerine ise dağın zirvelerinden toplanmış taze kekik verir. Dağ keçileri mutludur, liderleri dışında. Çoban ağıldan gidince liderleri ; “haydi, terk ediyoruz bu gece burayı” der. Diğerlerine anlatır sebebi, kaçarlar o gece ağıldan, giderken de çobanın keçilerinden bir tanesine neden gittiğini söylerler. Sabah manzarayı gördüğünde şok olan çoban “ne oldu, neyiniz eksikti nankörler” der.. Keçilerden biri söyleyiverir ; “liderleri dedi ki, bugün 40 yıllık keçilerine saman yedirip, bir günlüklere kekik yediren, yarın yenilerini bulunca gırtlaklar bizi dediler, gittiler…”
Daum’un ağzındaki o yavan, kahredici saman tadını anlayacak kadar bakabilir misin gözlerine? O geçen seneki eksik, formsuz takımla üç kulvarda, nefes nefese mücadele eden hocayı en azından takdir edebilir misin Hocam… Kekik tadı pek mi tatlı geldi?... O çoban, yarın sana da yapacak aynısını… O seni “ağlatan” sistem sensin işte…
Üç beş kişi sevinsin diye önlem paketi açıkladı yönetim. Akıllarda kalan tek şey, “Brezilyalı almayacağız” oldu. Genele bakıldığında da, Daum’u bu şekilde gönderen mantalitede revizyon işaret ediliyordu. Demek ki buymuş.
Tek merak ettiğim, neden hiç kimse sormaz : “Madem bu takım başarısız, neden hiç sebebi sorgulanmıyor? Daum gittiyse, Aziz Yıldırım ve yönetim neden hala orada? Transfere karşı çıkan kişi, kaybedilen iki kupadan hiç mi sorumlu değil? Takımı mahfeden kişiler, canla başla bir şeyler yapmaya çalışanın kafasını koparıp, şampanya patlatıyor… Hani “Fenerbahçe Cumhuriyeti” ?
Dilerim mahcup olurum. Yerim bu sözlerimi inşallah. Çok başarılı olursun umarım ama çok zor.
Devrim sancıları bunlar. Sözde değil, gerçek bir devrimin sıkıntısı… Bugün avuçları patlarcasına alkışlayanlar, “Barcelona olacağız” rüyalarıyla kendilerini avutanların, “o gün” geldiğinde nasıl bir canavara dönüştüğünü gördüğünde, senin için de, yönetim için de çok geç olacak…
Yönetimin can yeleği diye giydiği şey, bu defa sonu olacak gibi görünüyor…
2010 – 2011 … Kadıköy’de korku filmi başladı. Hayırlı uğurlu olsun.














































































neden acaba:)))
Arkadaşım,
Kötü bir ruh hali görmek istiyorsan buralarda yorum yazan fenerli arkadaşların bırak yorumlarını, sadece ve sadece nicklerine bakman yeter.
Eğer gerçekten ama gerçekten bazı değerlerin varsa seninle arkadaş(!) gibi muhabbet eden arkadaşın geçmiş yorumlarını ve başka başka nicklerle yazdığı yorumlarını araştırman yeter.
Bazen insan ne kadar da kıvırmaya kalksa aynen parmak izi gibi sözleri, bazı konulardaki düşünceleri onu ele verir. İşte sana sözünü ettiğim, buralarda ana ve bacıları dahi yorumlarına meze yapan, devamlı olarak (Tabi kendi aklınca) ince küfürler ve hakaretler yağdıran birisi ile sırf sana saygılı(!) davranıyor diye. (O da bana olan kininden dolayı. Hani kendisini insan yerine koymuyoruz ya.) hoş görmen bana biraz tuhaf geldi.
Sence delikanlkılık bu ise ben almayayım. Hepsi senin olsun.
Biraz araştırırsan köşe yazılarının altındaki yorumları, geçmişi biraz kurcalarsan FB_aşk nickli soytarının neler yazdığını görürsün her halde. O kadar da akılsız olamazsın…
Eğer birazcık hatırlamaya çalışırsan ben buralarda en çok takıldığım, tartıştığım insanlara bile bir yere kadar takıldım. Çünkü belli sınırlar vardır kabul edilebilecek.
Adam hala buralarda bana zürriyetsiz” diyor ….venk herif. Belli ki kendisinin zürriyeti belli değil şerefli(!) oğlanın…. Haysiyetin ne olduğunu bilmeyenlerin haysiyetten bahsetmesi kadar abes bir şey olamaz bu dünyada.. Bu arkadaş(!!!)değişik nicklerle ve sürekli olarak buralarda yorumlar yazıyor. Hani benim sürekli uzun uzun yazdıklarından şikayetçi olduğum zat-ı şahaneleri budur işte. Hani senin özür dilememi istediğin şerefli(!) insan budur.
İnkar edecek her zamanki gibi, yine şizofren bu ayaklarına yatacak ama gerçek bu. Eğer araştırıran ve geçmişi biraz hatırlarsan bu dostunun ne MAL olduğunu sende bulursun….
Bu ülkede gerçekten soysuz çok. Gavatın kıralı da var. Hem de sık sık rastlıyoruz onlara bu ülkede. Hatta kendilerinin gavatın kıralı olduğunu anlamazlar bile.:))..
Buraları bel altı vurmayacağım derken her cümlesinde laf sokanlarla dolu.
Misilleme yapacağım derken ağzını bozup resmen ve alenen küfür ve hakaret edenlerle dolu.
Hatta ana ve bacıyı buradaki tartışmalarına meze yapan soysuzlarla dolu.
Benim delikanlılarla, dürüst insanlarla işim olmaz. Çünkü onlar kendi tuttuğu kulübün başkanından yöneticisine, sporcusundan taraftarına ve medyasına kadar yanlış yapanların karşısında olur.
Ben o gibilerle sabaha kadar tartışırım. Anlatırım ve dinlerim.
Ben sadece şerefli geçinen şerefsizlere, onurlu geçinen onursuzlara, haysiyetliymiş gibi görünen haysiyetsizlere, Saygılıymış gibi davranan saygısızlara, delikanlıymış gibi hava atan toplara, Zürafa sokağın çalışanlarından olduğu halde başkalarını da o pisliğin içine çekmeye çalışanlara,
Ben buralarda, hem her türlü pisliğe bulaşanlar ile dost olanlara ve hem de gerçekten (TARTIŞSALAR DA) benimle samimi olanlara karşıyım.
Ben, pislik çukurunda yaşayan ve her tarafı vıcık vıcık pisliğe bulaşmış kokarcaların solucanlardan bahsetmesine de karşıyım.
Ben Fenerli olup da G.Saraylı kisvesi altında yorum yazan, G.Saraylı olup da Fenerli gibi yorum yazan sazanlara da karşıyım. BU sözünü ettiğim şerefli(!) insan müsveddesi aynı zamanda böyle biridir de.:))..
Eminim tüm bunlara ÇARŞI ‘da karşıdır.
Aslında senin ve senin gibilerin de karşı olması lazım.