Çıkmış basının karşısına.. Kanter içinde.. Ağzında birşeyler geveleyip duruyor ama provokatör falan değil bu. Provokatörler, mensup oldukları fikire tamamen hakimdir, bunun olası sonuçlarını olumlu veya olumsuz yönde çarpıtarak, sosyal bir reaksiyon yaratmak isterler, yine olumlu yada olumsuz olarak oluşacak bu tepkilerin sonrasındaki sosyolojik zeminden fayda sağlamak için. Bu yazdıklarımın tek bir harfinden dahi haberi yok bu insanların.
Bırakın provokasyon deyiminin anlamını, kendi camialarını dahi yeterince tanımayan, birilerinin kıyağı veya ceplerindeki paralarla çıkmışlar mevkilerine, önlerindeki mikrofonları lolipop, konuştukları yeri Açık Tribün sanıp, salladıkça sallıyorlar.
Futbolun çirkin insanları, kendilerini provoke eden en önce Beşiktaş yönetimi, daha sonrasında sezona büyük hedeflerle başlayıp kendi içersindeki sorunları gideremeyen, Fenerbahçe'nin yaşadığı sıkıntıların onda birini yaşamadığı halde sezonu hüsranla sonlandıran camiaların kontrolsüz beyanları ile aşka gelip, zehirli dillerini kör dişlerinin ardında tutmayı beceremeyen, kendini yönetmekten aciz insanlar.
Fenerbahçe taraftarı ve camiası son derece sakin. Lakin bu tip "minör ittifaklar" ne şaşırtır nede korkutur Fenerbahçe'yi. Papermoon Skandalını yaşamış bir nesil olarak, Fenerbahçe karşısında, en güçlü rakiplerinin nasıl küçüldüğünü, birinin diğerine yancı olduğunu ve rekabeti umumi hela gibi görüp, umumi bir restorant'da içine pislemelerini izlediği için, gülümseyerek izliyorlar panik havasını Sarı-Lacivert'e gönül verenler.
Önce, Ayhan Atalay konuştu, çok güldürdü. şaka gibiydi, sözleri de, kendisi de.
Ankaragücü Başkanı Gökçek de açıklama yaptı ; "Vallahi ben kulüpte yoktum, Ayhan Atalay söylemiş kendisini bağlar" muhteşem, tatmin edici, profesyonel bir bakış açısı ve açıklama; "Dükkanda yoktum, çırak yapmış"
Ayhan Atalay da, "elit futbol adamlarının" programı Telegol'de açıklama yaptı ;
"Ehe, ehe, yahu vallahi bende anlamadım nasıl yaptım o açıklamaları, ehe ehe, hakikatten haddimi aşmışım vallahi !".. İşte profesyonel duruş bu, bu, bu !
Yeşil Beyaz'lı cephe, bu açıklamaları kaale almıyor iyi bari dediğimiz anda da, bizi şaşırtan açıklama geldi;
Bakınız ne diyor Bursaspor yönetim kurulu üyesi Sayın Mehmet Kara ;
"Biz gönüllerin şampiyonu değil‚ gerçek şampiyon olacağız. Bunu kimse engelleyemez‚ Aziz Yıldırım da dahil. O kadar sinirlerimiz bozuk. Yazıklar olsun‚ bir baskı kuruluyor‚ nerden geliyor bu güçler. Kanımıza dokunuyor"
Ve devam ediyor içi bomboş açıklamalarına ;
"Başarımızı inşallah faydaya çevirebilirsek hem Bursasporumuz için‚ hem de şehrimiz için çok iyi olacağı kanaatindeyim. İnşallah şampiyon oluruz‚ Şampiyonlar Ligi´ne direk gireriz. Ama ikinci olmak da çok fazla birşeyi değiştirmiyor. Bu ligde bir dostunuzun olması çok güzel bir şey. İnşallah önümüzdeki haftada gereğini yaparlar‚ biz de şampiyon oluruz"
Acaba bu şuursuz zat-ı muhterem ve Ankaragücü Asbaşkanı Ayhan Atalay Futbol Disiplin Talimatı denen matbudan haberdarlar mı?
Acaba bu matbunun 55. Maddesini hiç merak edip okudular mı ? Malum ya, bunlar "kardeş" takımlar. Tribünde kardeşlik eyvallah, bu "kardeşler" artık mikrofonlara da çok rahat konuşabiliyorlar. Şimdi bakalım ne diyor 55. Madde ;
(1) Müsabakanın sonucunu hukuka ve spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek veya buna teşebbüs etmek yasaktır. Bir futbolcuya yada kulübe teşvik primi verilmesi de bu kapsamdadır.
(2) Bu hükmü ihlal eden kişiler, bir yıldan üç yıla kadar müsabakalardan men veya hak mahrumiyeti cezasıyla cezalandırılır. İhlalin ağırlığına göre, küme düşürme cezasına ek olarak puan indirme cezası da verilebilir.
Evet, söz konusu kural mevcut açıklamalar baz alındığında cezai işlem gerektiriyor, ve malumdur ki hukuk kuralları, kişilere, kuruluşlara, zümrelere göre şekil değiştiremez, değiştirilemez.
Fenerbahçe Düşmanları öyle ağır bir şekilde taarruz ediyor, iftira atarken o kadar vahşileşiyorlar ki, artık ağızlarından dökülen kelimelerin, cümlelerin gideceği yerleri dahi tahmin edemiyorlar. Bulgur aşkıyla saldıranların evindeki pirinç kurtlanıyor, haberi yok.
Gelin şu hale bakın ki, "Fenerasyon" bu ahlak yozlaşmasına, tehditlerin, iftiraların havada uçuştuğu "antihijyenik" ortama müdahale etmeyerek, yine Fenerbahçe'yi koruyor(!).
Bursaspor açıktan Ankaragücü'ne hatır teşviki yapıyor.
Bursaspor, Ankaragücü kulübü taraftarlarıyla kendi taraftarları arasındaki "dostluk" ortamını masalarına taşımış, bunu basında açıkça dillendiriyor.
Bu iki "kontrolsüz" yöneticinin sözleri gösteriyor ki, Bursaspor yönetimine yansıyan stres yüzünden yoldan çoktan çıkmış. Bu hafta Fenerbahçe'nin alacağı bir Ankaragücü galibiyeti sonrası, kafalarında sezon muhtemelen bitecek.
Suçlu ise, Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe ! Aynı Beşiktaş'ın bütün sorunlarından sorumlu oldukları gibi..
(Biliyorsunuz, Demirören yönetiminde olağanüstü başarılı transferler ve yönetim anlayışı ile Şampiyonlar Liginde final oynamaya hazırlanan, Dünya Kulüpler Sıralamasında ilk 10'da olan Beşiktaş, Türkiye sınırlarında Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'ın oyunları yüzünden çok kötü hallerde.. )
Teslim olmuşluğun, çaresizliğin haykırışları..
Bursaspor yönetimi dedi ki ..
"Ankaragücü bizi şampiyon yapsın.."
Başarılar BursAnkaragücü..














































































2. bu ülkede anadolu takımları her yıl haksızlığa ugrar bi tane adam da cıkıp yazmaz neden hepiniz istanbul takımlarının askerlerisiniz.. ama bu iş böle devam etmez..
anti-ist
GECEKONDU burada dim dik ayakta..
Son 8 haftada taraftari tika basa stadyuma geliyor .. Ilk yarida mac izlemeye gelsinler diye taraftarina ceklisle otomobil veren yonetim, bu isin kurayla , cekilisle olmadigini ancak 24. haftada anladi ... TAN gazeteside oyle batmisti... Ilahi adalet iste.. Gecte kalmamislardi dogrusu... Gecende de sormustum ; " dunyada gordugum en piskin surat ifadesiyle yaptiklari barkovizyonlar, simdi hangi evin hangi kosesini suslemekte ?? " Yanit yok .. Simdi Besiktasi , Ankaragucunu ve Bursasporu kendilerine karsi birlesmekle itham ederek guc gosterisi yapan zavallilar, yukaridaki makaleyi okurken , kendi arkalarinda duran ittifaklarida sayacak kadar yureklimidir ? Degildir tabiki ... Bugun " Fenerbahce Dusmanlari" diye nitelendirdiginiz kesim, zamaninda sizi davul zurnayla havaalanlarinda karsilayan kesimdi ... Bugun ne olduda her gittiginiz yerde tas yagiyor uzerinize, asil bunu sorgulamak lazim ...
" Aman iste, bu sene olmaza seneye sampiyon oluruz " diyorum IBB maci sonrasinda .. Hayir, sampiyonlar ligine gitmemek inan Sampiyon olamamaktan daha fazla uzuyor bizi, bu gercek ! Lakin , vardir herseyde bir hayir diyor, avutuyorum kendimi bunlarla ... Hazirliyorum kendimi bir sonraki seneye .. ama birakmiyorlar iste , her hafta pisligin baska bir boyutunu izlemekten nefret nobetleri geciriyorum .. Bahsi gecen pislikler artik 3 D, 4D falanda degil, 6-7 hatta 8D kalitesinde.. Bogazina kadar icinde ... 4 senedir bu ulkede, "Alex frikik golu atsin, ya da Fenerbahce duran toplarla sampiyon olsun" diye uydurma olu toplar yaratiliyor.. Son kurban Eskisehirspor .. Sadece onlarmi ? Bursaspor, Galatasaray ve hatta Besiktas... Bu rezalet bitsin bir an once.. 27 senedir dolu bu adamlar, ne yapacaklarini sasirmislar..
Fenerbahce kim ne derse desin sampiyonluga Bursaspordan cok daha yakin .. Bunu zaten ligin son 8 haftasinda oynanan oyunlarla gorduk... Fenerbahce tarihine hic kuskusuz kara bir leke olarak gecmesi gereken bir yil yasaniyor , birileri bunu hala kahramanlik hikayeleriyle suslemekte israr etsede ... Anlamiyoruz lakin .. Goz gore gore dogranan Galatasaray ve Besiktas gercekleriyle lig karistirildi, kupada ise malum Bursaspor faciasi ..... Yuzyilin en dandik golleriyle basaridan basariya kosuyorlarda, attiklari gollere kendileri bile inanamiyorlar artik ... Bazilarida yediklerine ... Sanirim sadece komiteler degil, biraz sans melekleri de istiyor bu kupayi ve sampiyonlugu ... Bu sene kapilar ardina kadar acildi sari lacivertlilere de , en cok aglayan kim diye bakinca, her tarafta Selcuk Yulaf kirintilari gorulmekte... Saskinlikla izliyorum ..