2002 - Japonya - Kore Dünya Kupası
Türkiye A Milli Futbol Takımı 3.lük elde ediyor.
2003 - FIFA Konfederasyon Kupası
Türkiye A Milli Futbol Takımı 3.lük elde ediyor.
Öncesinde Galatasaray'ın muhteşem bir UEFA ve Süper Kupa başarısı var..
Bu tarihten sonra 2007 senesine kadar Tromso, Liverpool, Manchester Utd.
facialarıyla dolu, farklı skorlarla, başarısızlıklarla dolu bir Avrupa
karnesi..
Zico geliyor, Fenerbahçe belki de Modern Futbol Tarihinde ilk defa Türkiye'de aşırı
fanatik kesimler dışındaki bütün insanları ayağa kaldırıyor. İnter, PSV,
Chelsea, Sevilla gibi takımlara evinde kaybetmeden Çeyrek Final'e kadar
ilerliyor.
2008 Avrupa Şampiyonası
Türkiye A Milli Futbol Takımı 3.lüğü elde ediyor
Belki de son yıllarda Türk İnsanı'nın
siyasi olaylar dışında birbirine en çok kenetlendiği dönem.. İki renk
hakim oluyor ülkeye.. Kırmızı.. Beyaz..
Hemen akabinde yine Avrupa'da tepe takla takımlarımız (gerçi hoş,
takımlarımız dediğim Fenerbahçe ve Galatasaray'dan ibaret). Bosna
Hersek, Estonya gibi takımlara puan kaybeden bir EURO 2008 Fatihi
Ay-Yıldız'lı ekip..
Bu yaz evlerimizde oturup karpuz yiyip, kiraz saplarına dilimizle düğüm
atıp Dünya Kupası izleyeceğiz..
İstemezmiydik, İbrahim Toraman Messi'den bir top çalsın.. Gökhan Gönül
kıvrak bir çalımla sıyrılsın Maicon'dan.. Arda Turan Sergio Ramos'u
salak etsin.. Kessin ortasını içeri Volkan Şen, oyuna giren Özer Hurmacı
Brezilya'lılara ufak bir show sergilerken, 2002'de Hasan Şaş'ı izlerken
coşan EuroSport Spikeri yine "He's teaching some Brazilian magics to
Brazilians*!" desin, Semih Şentürk yeniden doğsun o mucize vuruşlarından
bir tanesiyle Sebastian Fréy şaşkın şaşkın bakarken arkadaşlarına,
Dünya'nın en Güney Noktasından sarsın kıtaları Kırmızı-Beyaz coşku,
sarmaş dolaş olalım futbol aşkıyla..
(*Brezilyalılara, biraz Brezilya büyüsü öğretiyor!)
Deli gibi isterdik!
Fatih Terim de isterdi!
Olmadı...
Milli Takımımızın bu tip başarılarından hemen önce Fenerbahçe yada
Galatasaray'ın Avrupa Kupalarında başarılı olması tesadüfmüdür, yoksa
bir futbol gerçeğimidir, bence bir futbol gerçeğidir.
Galatasaray'ın 2000'de, Fenerbahçe'nin 2008'de oluşturduğu sinerjidir
Milli Başarıların temeli, harcı!
Bizim bu tip bir sinerjiye önümüzdeki sezon şiddetle ihtiyacımız var
çünkü millet olarak çok özledik.
Kulağa hoş gelmeyecek biliyorum ama...
Şampiyonlar Ligi için gönlümden geçen 2 takım Fenerbahçe ve
Galatasaray'dır..
Zamanında, İntertoto Kupasında Balic'li kadrosuyla fırtınalar estiren ve
o kupayı kaldıran, bu tip turnuvalarda zirveye, hedefe yürümeyi iyi
bilen, buna piskolojik olarak hazır olan Bursaspor'u küçümsediğim veya
temiz tarihine bir de Şampiyonlar Ligi eklemesini istemediğimden değil..
Seneye, kulüpler bazında Dünya'nın en kıymetli, muhteşem
organizasyonunda başarıyı tesadüflere yada trajedik sonlarla biten
"şerefli mağlubiyetlere", tecrübesizliğin sebep olduğu hayal
kırıklıklarına bırakmak istemediğim için.
Bursaspor'un mevcut kadrosunun, Türkiye Lig Tarihi'nin rekor bonservis
bedelleriyle 3 Büyüklerce "yağmalanacağını" bildiğim için.. Seneye bu
başarıyı tekrar edebileceğinden emin olmadığım için..
Seneye Fenerbahçe ve Galatasaray olmalı o ligde.. İhtiyacımız olduğu
için..
Bu yazıyı yazmak için çok mu erken ?
Değil. Fenerbahçe Futbol Takımı 2009 - 2010 sezonunda, bana kalırsa
artık Şampiyondur.














































































Ama ben yine de maçtan sonra onların yüzünde en ufak bir pişmanlık duygusu (Her zaman olduğu gibi maç öncesi yine G.Saray hakkında söylediklerinden dolayı) görmedim. İşte “İÇİNİZDE GERÇEKLERİ YAZACAK BİR TANE DELİKANLI YOK MU?” derken kasdettiğim buydu. Bir tanesi bile G.Saray ve G.saraylılardan özür dilemek cesaretini gösterememişti. Hadi R.Carlos, Lıon Hunter, KFY_Semih ve daha bir çok nickler ile buralarda yorumlar yazan (Benim Remziye-Leyla ve Semiha dediğim) şahsiyetsiz şahsiyeti(!) geçtim başka birileride mi yok birader bu sayfalarda. Bakın mesela sayın Özışık haftalar önce attı tutmadı ve o da gereğini yaptı. Paşalar gibi özür diledi köşesinde…..
Ama asıl rezillik gerçekten G.Saray-Bursa maçında yaşandı. Bünyamin Gezer açıkça belli etti ki eğer Bursa gol atsaydı ve öne geçseydi eminim ki G.Saray’a gol attırmak ve o maçı berabere veya G.Saray’ın galibiyeti ile bitirmek için elinden geleni yapardı…
Zapo ‘yu oyundan atması eminim ki onun bilinçli olarak yaptığı bir hareketti. Çünkü o anda Bursa’nın öne geçme ihtimali oldukça artmıştı ve fenerin şampiyonluğu tehlikeye girmişti. Ve bu maçta Bursa mutlaka puan veya puanlar kaybetmeliydi…. Ban göre çok basit bir hareket gibi görünse de, masum bir hakem hatası gibi görünse de gerçekten Toroğlunun dediği gibi ligin kaderi ile oynamıştır Bünyamin Gezer… Sizler istediğiniz kadar inkar edin. Ama fotoğraf ortada….
Onlar sanmasınlar ki bu işi iyi bilenler, bu işten zevk alanlar, futbolda centilmenliğin ön planda olması gerektiğini bilenler, sporun içinde yenmenin de, yenilmenin de var olduğunu bilenler tarafından alkışlanıyorlar, saygı görüyorlar…..
Bunlar sadece nefret kazanıyorlar… Zaten futbolumuz bu günlere bu prototiplerin ağbileri tarafından getirilmedi mi? Ali Şen, Ömer Çavuşoğlu gibi sözde spor adamları Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu gibi futbolumuzu karanlıklara gömen, mafyanın, derin devletin yönetimine bırakanlara gelmedik mi?.....
Sanmayın ki bu günlere gelmemizde sadece bunların suçu var. Bu işte suçlu olan G.Saraylılar da var, Beşiktaşlılar da. Ama en büyük suçlu aslında bana göre devletin ta kendisi. Bu yaşananlara kucak açan hükümetlerdir….. Çarşaf çarşaf şike itirafları olduğu halde, ben yaptım, ben aldım, imza karşılığı dağıtıldı falan diyenler ortada olduğu halde ortalığı temizlemek, yaşanan rezillikleri ortaya çıkarmak için her şey yapılması gerekirken pisliklerin üstünü örttüler. Yaşanan olayları zaman aşımına bağladılar…
Tabii Tayyibin emri ile para musluklarını fener için açan ve Tayyip zamanında Allah’ın (C.C.) “Yürü ya kulum” dediği Ülker holding ile seyrantepe muhabbetleri ile halkı uyutulurken diğer tarafta fenere yeni imkanlar sunan Kadıköy Belediyesi var.
Şimdi tüm bunların ışığında sormak isterim bazı ileri zekalılara(!), Acaba şampiyonluğa giden Fenerbahçe mi yoksa Aziz Yıldırım mı?:)))))…..
Bana göre Aziz Yıldırım (AZİZBAHÇE) bu ligde 5. Büyüktür(!).:))))… Çünkü 4 şampiyonluğu vardır ve 5. Şampiyonluğa doğru gidiyor(!).:))))… Bu takımın kadrosunda da kimlerin bulunduğunu yukarıda sıraladım zaten….