Fenerbahçe - Ankaragücü maçı sonrası Maraton programında olan biteni gördüğümde uyuklayan gözlerim açıldı, ekrandaki şey akıllara sığmaz bir komediydi. Uyku sersemliğiyle "Acaba birisi parodi falan mı yapıyor" diye geçirdim.
Erman Toroğlu borulardan yaptırdığı kale direklerinin içine geçmiş, aslında Özer'in çizgiden çıkarttığı topun gol olarak geçerlilik kazanması gerektiğini anlatıyordu kan ter içinde.
Ben kendisini asla Fenerbahçe Düşmanı kategorisine sokmam. Şahsi fikrim, kendisinin Türk Futbolu Düşmanı olduğu yönündedir. Türk insanının rekabeti yanlış algılamasını çok iyi kullanan rant avcılarıdır, futbol kabzımalıdır kendisi.
Hıncal Uluç'la birlikte başlattıkları sansasyonel hakem, futbolcu, yönetim yorumları, Türk insanının futbol yorumlama anlayışında dev bir zehirli mantara dönüşmekle kalmamış, yarattıkları bu yapış yapış, nemli ortamda birçok mantar türemiş ve bugün dev camiaların yönetimlerini dahi yanlış yönlendirebilecek büyüklükte bir sektör oluşturmuştur hiç şüphesiz. (Bakınız : Futbol eksperlerince defalarca açıklanmasına rağmen, hakemin "orayı kazdığı için sarı kart gördü" raporuna, video görüntülerinin bunu kanıtlamasına rağmen Beşiktaş camiasının medyanın gaza gelip, defansif ve kötü bir oyun oynadıkları maçtaki teknik değerlendirmeleri bir kenara koyup "hükmen galibiyet istiyoruz" açıklamalarıyla kendilerini küçük düşürmesi gibi..)
"Derin MHK" diye konuşulan ifrit fısıltısında yeri nedir, yada böyle birşey var mıdır, "burnuma pis kokular geliyor" sözlerinden sonra yaşanan enteresan olaylar tesadüfmüdür bilemiyorum. Doğruluğu kanıtlanmamış, belge olmayan iddialar tamamen safsatadır ancak, Erman Toroğlu'nun Fenerbahçe'yi zan altında bırakan saçma sapan obsesif suçlamaları artık kabak tadı verdi.
"Aziz Yıldırım'ın askerlik durumu ile ilgili yazdığım yazı yüzünden beni kovdurdu, Hürriyet'e de baskı yapıyor ama Hürriyet arkamda duruyor, Lig TV duramadı!"
Hayır. Buna inanmayın.
Erman Toroğlu'nun teröre karşı zehir zemberek açıklamalar yaptığı programında, amacını aşan bazı talihsiz sözleri beyaz ekrandaki sonunu hazırladı. Lakin, bu kadar popüler bir yorumcunun Maraton'dan sonra kapışılıp, bir spor Anchorman'i olarak iddialı bir programa, tekrar ekranlara dönmemesinin sebebi de budur bana kalırsa.
Özgür medyayı destekliyor, kimsenin fikirleri yüzünden yargılanmasını, işini kaybetmesini, sansüre uğramasını hoşgörmüyorum, altını çizdiğim nokta Erman Toroğlu'nun kovulmasının Aziz Yıldırım'la uzaktan yakından alakası olmadığını düşünmemdir. Türkiye'nin en büyük yaygaracılarından biri olduğunu kanıtlarcasına, medya patronlarına şirin görünmek için "ben aslında Aziz Yıldırım tarafından kovduruldum" sözleriyle örtpas etmek pek yakışıyor kendisine..
Desene Erman Toroğlu;
"Ben bir spor kanalında, öyle bir imparatorluk kurdum ki, çıkıp siyaset dahi konuşabilirdim, konuştum da, Şansal sustu, ben fikir beyan ettim ve kovuldum. Benim patronum Lig TV'deki siyasi yorumum yüzünden beni kovdu" diye?
Erman Toroğlu gibi çok güçlü bir Spor Medyası karakteri, Aziz Yıldırım aleyhine yazdığı yazı yüzünden işini kaybetseydi, bugün Spor Medyasında Fenerbahçe'li olmayan herkes işini kaybetmişti.
Dahası, Aziz Yıldırım, kendisinin yada Fenerbahçe'nin aleyhinde yorum yapan, haber yapan, yazı yazan herkesle bu denli uğraşsaydı Serhat Ulueren'i şu an izliyor olabilir miydik ?
Sizce Ahmet Çakar şu an kokoreççi mi işletiyor olurdu, tatlcı mı?
İsimler arttırılabilir. Fenerbahçe veya Aziz Yıldırım'ın bu tip konularda, birisinin haddini aşıp büyük zarar vermediği sürece hukuksal yada gayrıresmi yoldan harekete geçeceğini düşünen kişi aklını sorgulamalı.
Dahası, "Aziz Yıldırım Hürriyet'e de baskı yaptırıyor" sözleri çok ağır bir ithamdır. Hürriyet'i de, Aziz Yıldırım'ı da zan altında bırakıyor. Hürriyet bunu acilen açıklasın. Herşey çıksın ortaya.
Gelgelelim, Erman Toroğlu neden gerçeği gizleyip, hala Aziz Yıldırım tarafından kovdurulduğunu iddia ediyor. Bana kalırsa, en azından hala elinde olan Hürriyet köşesini de kaybetmemek için. Keşke Erman Toroğlu çıkıp "Arkadaş ben amacını aşan sözler ettim ve sansüre uğradım" dese ve basın esas bunun için kenetlense, kendisinin iddia ettiği gibi Aziz Yıldırım'ın ona yaptığını iddia ettiği hataya karşı kenetlendiği gibi.
Evet hocam. En ağır argoyu kaldırım edebiyatıyla harmanlayıp kültür erozyonumuza büyük katkıda bulundun, futbolcuların gerdek gecesini programına taşıdın, kendi hakemliğin sütten çıkma ak kaşıkmış gibi, süpersonik gözlerinle pozisyonların tekrarlarını sahada ağır çekim izleyip değerlendiriyormuşsun gibi, saliselik kararları saatlerce tartışıp çok hakemin başını yaktın. Spor Meydasında bir fenomendin ama bitti.. Ah aldın Erman Toroğlu.
Bırak Aziz Yıldırım'a ve Fenerbahçe'ye çamur atmayı. Bırak şu "burnuma pis kokular geliyor" edebiyatını. Hiçkimse yemiyor artık bak.
Özer Hurmacı o topu çizgiden çıkarmıştı.. O borularda yaptığın kaleden çok daha gerçek bu.. Bu boru başka boru..















































































yani semih kardeşim iyiki GALATASARAYLIYIM biz hakemleri satın alıp şike yaparak şampiyon olmuyoruz en azından evet cok eskiden oluyormus galatasaraydada fenerdede beşiktaştada ama günümüzde hala şikeyle hileyle fenerasyonla hakemlerle şampiyon olmayı hazmeden bir fenerbahceyi sen nasıl onurla gururla tutabiliyorsun asıl buna sölenecek bi kelime bulamıyorum
kirli şampiyonlugunuz hayırlı olsun tarihe 2009-10 şampiyonu olarak yazılacak ama sende tüm fenerlilerde ve bu ligi izleyen herkesde fenerin nasıl şampiyon yapılmak için hakemlerin federasyonun yaptıklarını unutmucak