Galatasaray zor zamanlardan geçiyor hiç şüphesiz. Aklı selim spor yazarları doğru saptamalarla binbir çeşit gerekçeyi ortaya döküyor, ama inanç var, bir şekilde bir yerden çevirme isteği var, serde taraftarlık var ya, kabullenmiyor kimse şampiyonluğun başka baharlara kaldığını, doğru olanı da budur zaten.
Özhan Başkan'ın vefatından bu yana oldukça centilmence geçen şampiyonluk mücadelesinde gıcırdamalar başladı.
Önce QTM'nin meşakkatli çabaları oldu derbi sonrasında, malum ya böyle bir şampiyonluk mücadelesi hoşlarına gidemezdi. Evet her hafta biri bir adım geriliyor diğeri ilerliyor, bir türlü düğüm çözülemiyor ama kargaşa yok ortada kargaşa!
Adnan Polat centilmence durdurdu bu çabaları derbi sonrası, rivayete göre söylediği sözler, özetle "uzatmayalım arkadaşlar, Fenerbahçe kazandı, kendi içimizdeki sorunları çözelim" oldu ve çok şükür en yetkili ağızdan gelen "işimize bakalım" mesajı derbi tartışmalarını rafa kaldırıp, QTM'nin gözünde 0-1'lik skoru tescil ettirdi.
Galatasaray'ın sorunlarını yazmaya kalksaydım Onur Beyaztaş'tan alıntı dışında elden birşey gelmeyeceğinden uzun uzadıya yazamıyorum, zaten beni hiç ilgilendirmiyor. Ben şu günlerde stresten uzak, Galatasaray'lı arkadaşlarımla bu heyecanlı şampiyonluk mücadelesinin tadını çıkarıyorum.
Benim açımdan normal bir durum, ben tutup hiçbir zaman "Ben Gazeteciyim, Gazeteci kimliğimle yazıyorum" gibisinden ahkam kesmedim, onun kanaatini okuyanlar versin. Gazeteci kimliğini her iki yazısından birinde vurgulayanlara bakınca durduğum yerden gayet hoşnutum.
***
Gazeteci kimliği varmış Necati Şatana'nın, gerçekten büyük yazar. Kelimelerle oynuyor, Türkçe'yi de pek hoş kullanıyor. Metin Kondel kadar olmasa da bir tarz var yazılarında, kendimi geliştirmek için okuyorum kendisini. Galatasaraylıdır bir de kendisi, ama çakma tarafındanmış bugün öğrendik.
Aslında Necati Şatana ve türevlerinin (bkz: QTM) Galatasaray yada Beşiktaş'lı olmaları, Fenerbahçe düşmanlıklarından gelir.
Galatasaray Spor Kulübü, Allah korusun yarın iflas ilan edip kapıları kapatsa Beşiktaş'lı olurlar, orası da olmazsa Trabzonspor var, o da mı olmadı ? Bursa var, Kayseri'li olurlar, yok kabul etmedi mi bu camiaların mideleri, Panathinaikos'lu oluverirler (Zaten zamanında Yunan takımını eskortla karşılayan taraftarları yönlendirenler de ta kendileridir o yüzden tek engel Yunanca öğrenmek olur, onu da 1 sene içinde hallederler Google Translation sağolsun). Mantaliteleri bellidir, takım bir şekilde mücadele ederken şişir, Los Galacticos falan de takıma, kiralık alınan hurdaları o Los Galacticos'a eklenen yeni yıldızlar olarak adlandır. Biraz daha şişir. Fenerbahçe 1-0 kazandığında fos de, Galatasaray 3-0 kazandığında Avrupa Kralı diye başlıklar at. Karıştır ortalığı. Büyük Fenerbahçe taraftar topluluğunun öfkesini, dikkatini çek, çek işte birşeyini yeter ki, çok kalabalıklar iş çıkar!
Seneye seneye ! Ezeli rekabet felan ! Muhteşem derbi ? Kesmez seni ...
Haydi diyoruz deşmeyelim Nalga olaylarını, zamanında şike yüzünden diskalifiye edildiği turnuvaları, kürek takımının zamanın ehlinde nasıl turnuvalardan men edildiğini, Ulusoy dönemlerini, Özgener'in derbi'den birkaç gün evvel "üzmeyin CimBom'u" diye aklı sıra kulak çektiği basın toplantısını, protokol tribününde golden sonraki surat ifadesini, Keita'nın sezon başından beri yaptığı Kick-Box hareketleri...
Güzelliğini yaşayalım diyoruz bu rekabetin. Mehmet Özışık'la konuşuyorum, "vallahi zor ama şampiyonuz bu sene gör bak" diyor, facebook'daki başarısıyla günaşırı basında yer alan Galatasaray sayfası sahibi Umut Öfkeli ile konuşuyorum "tebrikler, ama şampiyon biziz heveslenmeyin" diyor. Onur Beyaztaş'la "kazandibine" iddiaya tutuşuyorum, iddialı o da, satırlardaki sitem tabii ki yok, Celal Erdem aynı şekilde, bizim Barmen Alper Sivas maçından sonra çekmiş Galatasaray kaşkolunu "farketmez, önce Bursa'yı kendi ellerimizle boğarız, sonra siz kendi ayağınıza dolanırsınız" diyor, derbi primi olarak bedava biram bile var !
Ama bazıları var ki, taraftarlık ruhundan, o hırstan, rekabetten, her zorluğa karşı takımının arkasında olmanın anlamından, kolu kırıp "yen içinde bırakmaktan" nasibini alamamış, aklı fikri masabaşında, yeşil sahalara sırtını dönmüş vazgeçmiş.
Şimdi yazıya bakın, "Bursa'ya yenilelim" diye başlıyor yazar ?
Kim bu yazar ?
Ülkenin büyük ihtimalle en çok rabet gören spor sayfasının "gazeteci kimliği" taşıyan yazarı.
Başkanı da hedef gösteriyor, "Eğer Bursa'yı yenersek o koltukta nasıl oturacak acaba" diyor..
Galatasaray'ı yazan bir yazar bu ! Kendi değimiyle, "Avrupa Fatihi", "Büyük Galatasaray'ı" yazan yazar. İzmir Amatör Küme'deki Güraltay - Şirinyerspor rekabeti falan değil, Galatasaray - Fenerbahçe rekabetiyle ilgili olarak hemde.
Ne diyor biliyor musunuz :
Aman Bursa'yı yenmeyin, UEFA Kupası'na gidelim biz yeter ki Fenerbahçe şampiyon olmasın, yoksaaaaa (parmağını sallıyor tehditkar biçimde) o başkan o koltukta nasıl oturacak görelim bakalım !
Demek ki Galatasaray'ı savunmak, eleştirmek bu zihniyete kaldı.. Eyvahlar olsun..
Bravo büyük Gazeteci. Bugün o yazını okuyan binlerce kişi durduk yere sinir stres sahibi oldu. Bu heyecanlı rekabet dönemine bir "Gazeteci" olarak büyük bir katkı yaptın.
1 saat kadar sonra kendisine kızanlara bir yazı yazmış. Ben gazeteciyim diyor yine..
Ver bakayım şu gazeteci kimliğini, bi GBT bakalım..













































































Hele insanların branşı olmayan konuşlarda ahkam kesmeye kalkmaları insanları komik durumlara düşürebilir.
Be ey İLERİ ZEKALI(!!!) Remziye. Ben buralarda defalarca yazdım. Tekrar senin gibi bıngıldaksız serçeler için bir daha sayfalarca yazmaya gerek görmüyorum çünkü anlama özürlüsün….
Ama daha önce verdiğim gibi sana bir kez daha bir Web adresi vereyim. Burası ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ ‘nin Web adresidir. Orada neyin ne olduğunu, nasıl ve neden olduğunu, kimin kim olduğunu açıkça bulabilirsin. Ama bizler ne yazsak hava-civa senin gibi niyeti bozuk olup, cumhuriyet içinde cumhuriyet kurmaya kalkan hainlere….
Sahi öyle dedim de aklıma geldi. Selçuk ağbinnize de defalarca yazdım. Hem de iadeli-taahhütlü mektupla. Keşke beni mahkemeye verseydi yazdıklarımdan dolayı.:))..
Buralarda da sordum defalarca. Diyarbakır’da da bir gün “Diyarbakır Cumhuriyeti” bayrağı açılırsa nasıl tepki vereceksiniz ey fenerli çoluk-çombalak dedim. Kimseden tık çıkmadı ve hala da tık yok. Ama hala bazı kendini bilmezler olayın vahametini anlayamamış hala ki buralarda fb cumhuriyerinden bahsedebiliyorlar. Zavallılar…. Hala buna birde espiri diyorlar.:)))))…..
Devlet babanın kime nasıl arka çıktığını arıyorsan eğer Dansöz Azizenin dünü ve bu gününü bir araştır istersen. Nihat ‘ın nereden nerelere geldiğini bir araştır istersen. Tabi gelmiş geçmiş olanları da. Kanarya görünümlü sarışın sığırcıkların başkanlarının neden çoğunlukla MÜTAHHİT olduklarını bir düşün istersen…. Mesut ‘un taraftar olması haricinde, G.Saray’a her hangi bir arsa vb. kazandırmadığı, zor anlarında fikir beyan etmediği halde her fırsatta sanki bir şeyler yapmış gibi gündeme getiren ileri zekalı(!!!) zihniyetin bugün Tayyibin yaptıklarını hiç gündeme taşımamaları neden acep? Kadıköy Belediyesi halkın Belediyesi mi? Yoksa Fenerin Kalkındırma Kooperatifi mi?... Bizim bunları takip etmediğimizi mi sanıyorsunuz ey yetim hakkı yemeyen(!!!), devleti soymayan(!!!) kuştlar….. Sizler kuruluşunuzdan sonra İttihat ve Terakkinin eline geçtiğinizden beri DERİN DEVLET tarafından korunan bir güruhsunuz. Ki o yüzden 1 liraya stad almıştınız. Ki o yüzden BİZİM TARAFTARIMIZ FAZLA diyerek bir stada konmuştuınuz……
Öyle hayatı ıskalamaktan bahsederek şair olunmaz yumurtadan yeni çıkmış serçe yavrusu… Asıl hayatı ıskalayan biri var ise o da açıkça belli ki sensin. Eminim ki şimdi bir sürü ve aptalca nickler ile bu sitede yaptığın yorumlara ve bu nedenle kale bile alınmadığına kızıyorsundur. İşte hayatı ıskalamak buna denir. Mesela Burak Barin ben bildim bilekli bu sitede Burak Barin olarak yazar. Stilide, fikirleri de bellidir, değişmemiştir. Aynen Hakan Girgin de budur. Stili de, fikirleri de budur…. Adam olan adam gibi saygı görür benden. Senin gibi küfürbazlar, saygısızlar da senin gibi EZİK muamelesi görür. Sen hala anlat yine buralarda millete, hayatı ıskalamaktan bahset dur ey çakma Cerahatlioğlan LEYLA HUNTER…..