× Facebook'ta -

 09 Şubat 2012Perşembe

FenerbahçeGalatasarayBeşiktaşTrabzonsporBursasporİ.B.BelediyesporEskişehirGaziantepsporGençlerbirliğiKarabüksporKayserisporManisasporAntalyasporMersin İdman YurduAnkaragücüOrdusporSamsunsporSivasspor
  • Fenerbahçe'den Galatasaray'a fark
  • Anadolu Efes'e mucize lazım
  • İnönü Stadyumu yıkılacak mı?
  • Eğer isterlerse TFF başkanı olurum!
  • Herkese yasak Hakan Şükür'e serbest!
  • TFF başkanlığı için sürpriz isim
  • Galatasaray'ın borcu ne kadar?
  • Moussa Sow'dan çarpıcı itiraflar
  • Trabzon camiasından sürpriz atak
  • Muslera Galatasaray'dan ayrılıyor
  • Yıldırım'dan 1200 sayfalık savunma!
  • Şenol Güneş'e Milli Takım teklifi
  • Fenerbahçe'den bomba açıklama
  • Güne bomba gibi düşen haberler
BUGÜN VE HERGÜN DOYA DOYA SPOROKUSporOku
Karakter Boyutu :

Milli kırkbeşlik!

08 Eylül 2010 Çarşamba
Türkiye-Belçika karşısında özellikle oyunun ikinci yarısında ortaya koyduğu arzulu futboluyla rakibini yenmeyi başardı ve 2012 Avrupa şampiyonası A grubundaki ilk ciddi karşılaşmasından 3 puan çıkarmayı bildi. Ve bayram öncesinde rutin siyasi tartışmalarla yorulmuş Türk halkına iyi bir hediye vermiş oldu.

Hiddink'in milli takımı ilk yarıda Tuncay Şanlı'yı ileride tek adam bıraktığı oyun anlayışı Belçika defansına çok fazla problem çıkarmadı. Bu oyun anlayışı Fatih Terim'in Mevlüt'lü tek forvet ısrarının bir devamı mıydı yoksa Oğuz Çetin-Guus Hiddink'in özgün bir tercihi miydi tartışılır doğrusu..Maç millilerin uzak sette ve kenarlarda heyecanla top çevirmesiyle başladı. Ama Belçika orta sahasını ve defansını ortadan delmek için temkinli bir pas trafiğinden çok orta saha personelinde hızlı bir analitik düşünce ve daha fazla cesaret gerekiyordu. Milliler bunu denemeye başladığında ise Emre'nin bir milli menfaate dönen huysuz faul kazanımları duran topa dönüşüyordu.

Yan toplar Türk futbolu için kronik bir problemdi ve Belçika karşısında anında tabelada sayı olarak tescillendi. Zira bir yan topta kontrol edilmesi gereken faktör sayısı Türk futbolcusunun aklını karıştıracak kadar fazla. Top, rakip, kale, ofsayt çizgisi, takım arkadaşı, kademe ve kendi kalecinin topa olası hamlesi için kulvarı gözetme..Üstelik bunları falsosu ivmeli süzülen bir meşin yuvarlak karşısında vücut balansını rakibin olası şarjına karşı koruyarak yapacaksınız. Yapamıyoruz işte.

Onur iyi bir kaleci adayı..Hata yapabilirdi, nitekim yaptı da..Ama Onur'un tokatlayamadığı yan top ikinci yarı milliler için başka bir ''Onur Savaşı'' anlamına geliyordu..

Ben mekanik düşüncede ısrar eden bir yazarım..Geçen yıl kendi takımında beş maç forma giymiş bir Tuncay mı, yoksa hiç bir idmanı kaçırmayan Umut Bulut mu? Umut Bulut'un oynadığı takım Trabzonspor..Şanlı Tuncay'ın oynadığı takım Stoke City..Kim boynuna takar Stoke City kaşkolünü?
İkinci yarının başında Belçika defansında yakalanan vahşi pozisyon Leekens'in takımının total taktik boşluğundan çok tüm Belçika'nın futbol alt yapısındaki teorilerin temelini sarsacak türdendi. Bunu tam olarak deşifre eden ayak yine Bundesliga'daki bir Türk gurbetçisine, Hamit'e, aitti.
Beraberlik golü bir tür kan transferi gibi birşeydi. Futbolla ilgili hemen herkes eski bir kırkbeşliğin henüz başladığının farkındaydı.

Bu yarıda orta sahadan Selçuk'un çıkarılıp Semih'in hücumda Tuncay'a destek olması Belçika defansını sarı ışıktan kırmızı ışığa dolayısıyla tam teyakkuza geçirdi. Bunun anlamı Kompany'nin ikinci sarıyla ihracı ve Leekens'in mantık zincirinin dağılmaya başlamasıydı. Belçika hücumda 1970 model bir tiple, Fellaini, hücumları organize etme uğraşındaydı. Ancak defansta tecrübesinin zirvesindeki Servet 2010 modeldi.
Yani Tuncay milli takımın ataklarının içerisinde ama o atakların içinde sadece ertelenmiş bir şeylerin heyecanını sürüyor. Allah'tan sahada Semih gibi bir seri katil vardı..Onur'un yediği ikinci gol için yukarıdaki açıklamaya denden çekmem yeterli sanırım.''Yan top belasına kardeş yediğimiz gol bizim'' diyelim.

Arda'nın dokunuşunda top Fellaini'ye çarptı ama şansta oyunun içinde bir faktör sonuçta. Evet Onur'un iki kritik hatasıyla sıkı bir kırkbeş dakika çıkarmak zorunda kaldı milli takım. Ama oynadığı oyunla bu gücünün olduğunu gösterdi ayyıldızlılar. Grupta ikinci galibiyetini alarak gelecekte Almanya'nın en güçlü rakibi olduğunu tescillediler. Futbolda çoğu kez ideal galibiyet, ideal lider, ideal şampiyon diye bir şey yoktur. En büyük başarılarda bile bir şeyler eksik kalır. Bu eksiklikleri daha az kötü kılacak bir planlama içinde olmak teknik direktörlerin işidir. Sonuçta ikinci yarısı güzel milli bir kırkbeşlik izledik..En azından bir Avrupa takımına karşı kaybetmeyecek kadar iyiydik. Darısı Türk basketbol milli takımının başına..
Bu haber toplam (6672) defa okunmuştur.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
1000
Toplam (1) yorum eklenmiştir.
r.carlos 08 Eylül 2010 15:43 Çarşamba
Sn.yazar;onur hakkındaki görüşleriniz arşivlerinizde capcanlı duruyor.şimdi onun için ''iyi bir kaleci adayı''diyerek geçiştirmeniz olaya at gözlüğü ile bakmanızdan kaynaklanıyor.inanın akçaabat kalecisi dün gece o toplara boş çıkmazdı.onur hayatının maçını geçen sezon sonu fb.maçında oynadı ve noktaladı.siz haklıydınız.onur'u şişirmeyin, sadece günü kurtarır,kalecilik nosyonu zayıf diye teşhis koymuştunuz.fikirlerinizin sonuna dek arkasında durmanız ve iyi bayramlar dileğiyle...
CEVAPLA YORUMUN DEVAMI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

No Country for Kara-man!17 Ocak 2011 - 00:14
Trabzonspor bir din değildir!11 Ocak 2011 - 18:13
Brozek twins ne ola ki?03 Ocak 2011 - 00:06
Türk futbolunun Deccal'ı!30 Aralık 2010 - 15:20
Arena raporları (17. hafta)19 Aralık 2010 - 22:09
Arena rapoları (16. hafta)14 Aralık 2010 - 09:25
Trabzonspor kopuyor13 Aralık 2010 - 00:39
Yatakta şiddet yasası09 Aralık 2010 - 13:47
Arena raporları (15. hafta)05 Aralık 2010 - 23:02
Trabzon köşe Buca'k kaçıyor!03 Aralık 2010 - 23:42
Arena raporları (14. hafta)30 Kasım 2010 - 00:30
Her liderin bir kusuru olur!!28 Kasım 2010 - 00:21
Arena raporları (13. hafta)22 Kasım 2010 - 22:04
Arena raporları (12. hafta)14 Kasım 2010 - 22:00
Trabzon'un kurbanı makbul mü?14 Kasım 2010 - 00:56
Arena Raporları (11. hafta)08 Kasım 2010 - 23:37
Güzelliğin üç puan etmez!..08 Kasım 2010 - 00:06
Trabzonspor averaj tepiyor02 Kasım 2010 - 00:01
Arena raporları (10. hafta)01 Kasım 2010 - 11:10
Teofilo wanted!.. 100.000 USD28 Ekim 2010 - 20:48
Arena raporları (9. hafta)25 Ekim 2010 - 23:12
Jaja Trabzon!...23 Ekim 2010 - 22:57
Arena raporları (8. hafta)18 Ekim 2010 - 19:46
Terim Hiddink'le oynuyor!12 Ekim 2010 - 21:41