Trabzonspor’da Liverpool maçının kampında başlayıp Fatih Tekke’nin Beşiktaş’a nerede ise bedeva gelişine kadar geçen sürede sistematik olarak bir şeylerin engellenmesi hastalığı tekrar hortladı. Ne zaman Trabzonspor güzel bir hava yakalasa ve belli başarıları yakalasa, bir şekilde içten yapılan dengesizlikler ile tekrar bir olumsuzluklar kısır döngüsüne sokuluyor. Bundan bir kaç yıl önce yazdığım belkide okunma rekorları kıran “Trabzonspor içten çökertiliyor” yazım aklıma geldi.
Bugün de malesef Trabzonspor isteyerek yada istemiyerek içten çökertilmeye çalışılıyor. Bunun en iyi niyetli açıklaması, Trabzonspor’da bazı insanların krizden nemalanıyor olmasıdır.
Burada Umut olayının çıkışını ve yönetimin hatalarını kişilere indirerek tartışmak istemiyorum. Bunun kimseye bir faydası yok ama Trabzonspor yönetiminde Irlanda’lılar olduğu çok açıktır. Bunu Fenerbahçe maçından önce FB yönetimine verilen yemekte yaşananlar zaten göstermişti. Trabzonspor camiası içinde olupta başka takımlara gönül verenlerin sayısındaki artış biraz korkutucu seviyeye ulaştı. Bundan daha korkuncu ise bu kişilerin Trabzonspor’da kilit noktalara gelebilmiş olmalarıdır. Zamanla bunlar su yüzüne çıkacaktır ama Trabzonspor’un gerçek sahiplerinin takımlarına sahip çıkma zamanı geldi de geçiyor.
Öyleki bu tip bir kaç kişi Şenol hocanın bile arkasından iş çevirebilmekte ve “sorumlusu benim” diyebilmektedir. İşlerine geldiği zaman herşeyi Şenol hoca yönetiyor diyorlar ama işleri karıştırdıklarında ve saçmaladıklarında “sorumluluk” kisvesi altına saklanabiliyorlar.
Bunun en son örneğini Fatih Tekke transferinde yaşadık. Fatih Tekke ne kadar hata yapmış olursa olsun, bu takıma kazandırılmasını sağlamaları gerekirken gereksiz gurur yapıp onun nerede ise bedevaya Beşiktaş’a gitmesini sağladılar. Aynı Hami’ye yapıldığı gibi ona da artık jubile yapmayacaklardır. Inanın onun Beşiktaş’a gitmiş olmasına çok sevinmişlerdir çünki yarın çıkıp “Fatih gerçek Trabzonspor gönüllüsü olsa o fiyata bize gelirdi” derler. Yada Fatih’in daha önce kullandığı “Türkiye’de Trabzonspor’dan başka takımda oynamam” lafını yedirmeye çalışırlar. Sanki Fatih Tekke Trabzonspor’a mecbur.
Neyse, bu sinyaller iyi sinyaller değil ve gelecek adına bazı şeylerin belirsizleşmesini sağlamıştır. İnşaallah iş Şenol Güneş’in istifasına kadar gitmez. Burada Jaja’nın müthiş şutlarını yada Livepool maçında atladığımız turu konuşmak varken, bir takım insancıkların yaptığı hataları konuşmak zorunda kalıyoruz. İnşaallah Antalyaspor ve Liverpool maçları bazılarına ders olur ve son dakikada olsa Şenol hocanın istediği takviye yapılır.
Herşeye rağmen eğer Şenol hoca ve oyuncular rahat bırakılıp suni gündemler ile meşgul edilmezlerse Trabzonspor takımı başarılı olabilir. Önemli olan herkesin tek yürek olarak birbirine destek olup çalışması. En büyük işte herzamanki gibi cefakar Trabzonspor taraftarına düşmekte. Yönetimin beceriksizliklerine yada içten çökertme çabalarına takılıp takıma sırtlarını dönmemeliler. Onlar olmaz ise takımın işi imkansızlaşır.
Her zaman olduğu gibi “Bize Her Yer Trabzon” sözcüğünün anlamını cümle aleme göstermeliler. Son olarak Şenol Güneş hocamdan rica ediyorum “kolbastı” şovlarını tekrar geri getirsin. En azından iç saha galibiyetlerinde bunu yaptırsınki birliktelik daha kuvvetlensin.
Sevgiyle kalın.













































































